Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Yekpare İzmir

Vatan · 13 Mayıs 2007

Siz bazen beni ağlatırsınız. İşte dün, öyle bir bazendi. İçinizden biri, içimde bir teli titretti. “Ben ne için varım?” sorusuyla uyandığım sabaha, güneşin yanıtıydı adeta:

Sevgili Mine Hanım,

Çok mu çok uzun zamandır sıkı bir okuyucunuzum. Hatta şu nu diyebilirim ki FanClub kurulmuş olsa ilk üyesi ben olurum.

Hatırlarsanız bu uyanışın ilk adımlarını siz atmıştınız. Radikal’den ayrılıp Vatan Gazetesi’ne geçiş döneminde tüm eleştilere göğüs gerip dik durdunuz. İnanın İstanbul’un son 15 yılına bir baktığımızda ülkenin nerelere geldiğini net görüyoruz. Ilımlı İslam dalgası altında dev bir RANT gerçeğini söyleyen birkaç yazardan birisiniz. Kanaltürk’te yayınlanan Gerçekler programında öyle ışıklar verdiniz ki ertesi gün etrafımdaki herkes bana hak vermek zorunda kaldı.

Gelelim Cumhuriyet Mitinglerine. Tabi ki Çağlayan Mitingi’ne gittim. Orada olmak inanın tarifi imkansız bir duygu idi......

Bunu en içtenliğimle söylüyorum. Bir tek sorun çıkmadı. Bir kavga olmadı. Bu çağdaş insanlar nasıl birbirlerini özlemişler. Hatta bir bayan rahatsızlandı, anında hem de onlarca doktor çıktı aramızdan. İnanın gözlerimiz doldu. Suyumuzu paylaştık, ekmeğimizi paylaştık. Evet artık dirilme zamanı. Yazılarınızı asla kesmeyin, hele bu günlerde.

Sanmayın unuttu diye Doğum Gününüz Kutlu Olsun ........

Sevgilerle,

**Kubilay TEKYILDIZ**

(Hiç kolay olmadı bu ismi taşımak inanan ........)

***

Türkiye’nin fikri hür, vicdanı hür çağdaşları, çocuklarına kendi gördüklerinden daha özgür, daha eşit, daha güzel günler bırakmak için çabalayan, onları uygar insanlar olarak yetiştiren Türkiye, ey halkım!

“Odunu göstersem seçilir,” diye böbürlenen politikacılar, tam 57 yıldır odun gösterip seçtirmeyi, “demokrasi” diye yutturdular size.

Tam 51 yıl önce, seçilmiş odunlarınıza dönüp, “Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz!” diye ifade etmişti demokrasiyi, zaten kendi hayatı da bir tahta sehpanın ucunda biten oduncu başı...

O gün bugündür, “Siz isterseniz şeriatı bile getirirsiniz!” ya da “Çoğunluk isterse laiklik biter!” diye devam ediyor, odunların odunlara seçim vaatleri.

Hiç bir odun, hiç bir seçilmiş, sizlere karşıt öneri getirmedi. Hiç kimse sizlere “Siz isterseniz laikliği koruruz!” demedi.

Oysa siz isterseniz, Türkiye laik kalır. Siz isterseniz, şeriatçılık biter. Siz isterseniz odunları indirir, adam gibi adamları çıkarırsınız kürsüye!

Çünkü demokrasi, dangılların dungulları seçimi değildir. Geride kalan çoğunluğun, kendisini ileri taşıyacak temsilci azınlığı seçmesidir demokrasi. Faşist çoğunluğun faşistlere verdiği oy, demokrasi mi getirir. İran’da, Pakistan’da, Afganistan’da, Afrika’nın onlarca ülkesinde seçimler yapılıyor.

Hangisinde var demokrasi?

Dangılların dungulları seçimine, sadece dangalaklık denir.

Siz ne odunsunuz, ne de dangıl.

Üstelik çoğunluksunuz! Hala, şimdilik...

Sadece 84 yıl önce kurulan laik cumhuriyeti, 57 yıldır yıkadıkları beyinlerin yüzde altmışında silemediler. En az yüzde altmışında. Ama çok kemirdiler ve giderek kemirecekler, eğer bırakırsanız.

Bugün, karşı devrimin düşüremediği tek kale, ezelden ebede yekpare laik İzmir’de teslim olmayacağınızı göstereceksiniz.

Yurttaşlığınızı kulluğa, milleti ümmetçiliğe teslim, seçilmiş bile olsa gericiliği kabul etmeyeceksiniz. Asla.

Demokrat İzmir’in laik direnişine layık olmak gerekiyor bugün.

Siz isterseniz, Türkiye İzmir olur, İzmir Türkiye.