Seçimler ve sonuçlar
Vatan · 9 Ağustos 2007
Bu yazıyı yazmaktan amacım, 22 Temmuz seçim sonuçlarına ilişkin bir kuşku ifadesi ya da itiraz değildir. Amacım, bu seçimlerde niçin aşırı oranda geçersiz oy kullanıldığını sorgulamak.
Yüksek Seçim Kurulu, internet sitesinde seçimlerde oy kullanan seçmen sayısını gümrük kapıları dahil 36 milyon 56 bin 293 olarak açıkladı.
Seçmenlerden 1 milyon 6 bin 602’sinin oyu ise geçersiz sayıldı.
Kaba bir hesapla her 36 seçmenden biri, belki de çok uzaklardan gelip katıldığı seçimlere iradesini yansıtamadı.
Geçersiz oylar geçerli sayılsaydı seçim sonuçları değişir miydi ? Hayır. Kuşkusuz bu oylar da genel dağılımı yansıtacaktı.
Ama genel seçimler, yönetilenlerin dört yılda bir ve özgürce ifade edebildikleri tek “irade” anı olduğu için bir demokrasi şöleni. İşte bu anı heba oldu, geçersiz oy veren bir milyondan fazla insanın.
Üstelik geçersiz oyların illere göre dağılımına bakıldığında, oran yüksekliğinin cehalete bağlanamayacağı anlaşılıyor, komik sonuçlar ortaya çıkıyor:
Örneğin Ağrı ilimizde her 55 kişiden biri geçersiz oy kullanmış. Muğla’da ise her 46 kişiden biri. Bu durumda Ağrılı seçmen, Muğlalı seçmenden daha mı bilinçli, daha mı dikkatli oluyor?
Kayseri’de 60 kişiden yalnızca biri oyunu heba ederken, İstanbul 1\. Bölge’de her 17 kişiden birinin oyu sayılmamış.
İstanbul 2\. Bölge’de her 16 kişiden biri oy atma işleminde yanılırken Elazığ’da sadece 64 seçmenden biri hata yapmış...
Liste uzayıp gidiyor: İstanbul 3\. Bölge’de her 18 kişiden birinin oyu geçersiz, İzmir 1\. Bölge’de her 30 seçmenden, oysa Çanakkale’de her 57 seçmenden birinin...
Malatya’da 80 geçerli oya karşın 1 geçersiz oy verilirken, Eskişehir’de her 43 seçmenden biri oyunu yanlış kullanmış.
Ama yanılgı şampiyonu, seçim pusulalarına ister enden bakın ister boydan, İstanbul kimseciklere bırakmıyor.
Bu oranlar, gelişmiş bir demokraside kabul edilemeyecek kadar yüksek oy kaybıdır. Gelişmemiş demokrasiler için bir şey ifade etmez çünkü oralarda zaten göstermelik seçimler yapılır ve baştan sona hilelidir.
Oysa Türkiye’de gerçekten başarılı bir seçim süreci geçirilmiş ve bu başarıya pek yakışmayan “geçersiz oy” oranı yüksekliği, kuşkusuz teknik bir nedenden kaynaklanmaktadır.
Örneğin en fazla seçmenin sandık başında kafa karışıklığı yaşadığı İstanbul’da geçersiz oy aşırılığı, seçim pusulalarını tanzim biçimine dayandırılıyor. Doğrudur. YSK, çok sayıda bağımsız adaya pusulayı uzatmadan yer açmak bağlamında, yanıltıcı bir düzen sundu, hatanın buradan kaynaklandığını görmek için allame olmaya gerek yok.
Dileriz YSK da geçersiz oy oranından kendi hata payını çıkarır ve bir sonraki seçimlere daha “ergonomik” bir pusula dizayn eder.
YSK’dan hemen beklediğimiz bir gayret ise seçim sonuçlarını artık “ayrıntılı” açıklaması. VATAN’da Can Ataklı, günlerden beri aslında hepimizin kafasını kurcalayan soruyu gündeme getiriyor. Ruhat Mengi de yazdı, okurlardan yoğun talep var: YSK sandık kurullarında görevlilerin imzaladığı yazılı tutanaklarla bilgisayar ortamında ilan ettiği oy dağılımını karşılaştırdı mı?
Başka bir deyişle yazılı tutanaklarla, “on-line” gönderilen sonuçlar arasında sağlama yapıldı mı?
Yapıldıysa, niçin sonuçlar sandık numaralarına göre açıklanmıyor ve il geneliyle yetiniliyor? Yapılmadıysa, derhal yapılması gerekiyor.
Referandum hazırlığı dolayısıyla zaman darlığı bir gerekçe olamaz. Çünkü dünyanın hiç bir demokrasisinde sanal ortamda varılan seçim sonuçları, yazılı tutanaklarla sağlaması yapılmadan hukuki meşruiyet kazanamaz.