Borsalara Borsalino
Vatan · 17 Ağustos 2007
Türkiye Cumhurbaşkanı, görevine başlarken TBMM’de şerefi üzerine ant içer. Bu ant (yemin) şöyledir: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
Cumhurbaşkanı olacak kişinin, namusu ve şerefi üzerine yeminle bağlı kalacağı Atatürk inkılapları arasında, 28 Kasım 1925 tarih ve 671 numaralı Şapka Kanunu vardır. Bu kanuna dayanarak 2 Eylül 1925 günü TBMM’de alınan bir kararla, “Din adamı olmayan kişilerin cüppe ve sarık giymeleri yasaklanmış,” 3 Aralık 1934’te çıkarılan Kılık Kıyafet Kanunu da Atatürk’ün inkılap kanunları arasında yerini almıştır.
Atatürk’ten Ahmet Necdet Sezer’e, Turgut Özal dahil tüm Türkiye cumhurbaşkanları, ister giysinler ister giymesinler gardıroplarında en azından bir fötr şapka yer alan kişilerdir. Şapkalı fotoğrafları vardır.
Hatta Süleyman Demirel’in fötr şapkaları, Atatürk’ün şapkalarından bile ünlü olup, başlı başına simgeleşmiştir.
Ben merak ediyorum, acaba Abdullah Gül’ün gardrobunda, hani artık kullanmasa bile, eski bir fötr şapkası var mıdır?
Eğer cumhurbaşkanı seçilirse, frak giyince elbette eline de bir silindir şapka tutuşturacaktır.
Ama bugüne kadar başına, takke ve kasket dışında herhangi bir şapka, hani şöyle kenarları olan, kanunda belirtildiği türden “milli serpuş” takmış mıdır hiç?
Cumhurbaşkanı seçilirse, frakın olmazsa olmazı silindir şapkayı, elinde sallamakla yetinmeyip, başına geçirmeyi düşünmekte midir?
Sayın Gül’ün bu soruya cevabı “Evet, giyeceğim!” ise, o zaman inkılap kanununa uymak için niçin cumhurbaşkanı olmayı beklemiştir? Yok giymeyi düşünmüyorsa, inkılap kanununa nasıl bağlı kalacaktır? İnkılaplara bağlılığına dair yemini hangi pratiğe dayandıracaktır?
Gördüğünüz gibi henüz Şapka Kanunu’ndayız, Sayın Gül’ün bizzat şahsını konuşuyoruz, Kılık Kıyafet inkılabına hiç uymayan yakın çevresine, eşine, kızlarına, babasına falan gelmedik daha.
Halkın uymadığı inkılaplara niçin cumhurbaşkanı uysun derseniz, ama halk yemin etmedi ki, derim...
Abdullah Gül, bence hemen bir şapka edinmeli ve TBMM’de cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılmadan takmaya başlamalı ki Atatürk inkılaplarına yemin kasemden önce “uygulamalı” bağlılığına inanalım... İçeceği anda sözde değil, özde sadık kalacağını ampirik anlamda tespit edelim bir.
Edineceği şapkanın çok ünleneceğine, Süleyman Demirel’in şapkasını bile gölgede bırakacağına kalıbımı basarım.
Hatta şapka giyerse, borsaların düşmekten kurtulacağına bile eminim. Öyle sağlam bir yatırım yani. Ekonomiyi kurtarmak için bence kaçırılmaz bir fırsat.
Giymezse, vallahi halimiz harap. Zaten Hedge Fund’lar çözülmeye başladı, sıcak paranın dibi göründü, biliyorsunuz “hedge”, örtü, örtülü, kapalı, saklı demek.
“Borsalino” diye de bir şapka var. Demek ki kitaba hoca, ateşe baca, keli görünen bu borsaya da bir “Borsalino” lazım.
Madem en müstakbel cumhuşbaşkanı adayı Abdullah Gül, ona düşer. Taksın “Borsalino” yu, kalkındırsın borsayı. Bu gayreti kendisinden bekliyoruz, doğrusu.
Sözün özü: Bizlerden çok önce bizzat Atatürk, babasına, annesine ve eşine dikkatle baktığı içindir ki TBMM 1925 yılında Şapka, 1934 yılında da Kılık Kıyafet kanunlarını çıkarmıştır. Sayın Başbakanın “Birinci Cumhurbaşkanı’nın eşine ve annesine baktırma” dersi 84 yıllık bir gerilemeyi müjdelemektedir. Bu gerileme hızıyla, ikinci dersimiz Hilafete bakmak da olabilir.
Sevgili okurlarım, yazı günlerim değişti. Naçiz varlığımı Vatan sütunlarına bundan böyle, pazartesi, salı, çarşamba ve cuma günleri siper edeceğim. Zaten birkaç gün de politikadan uzak konulara dil uzatacak ve sizi de, kafamı da biraz dinlendireğim.