Ders zorunlu, toplum sorunlu
Vatan · 17 Eylül 2007
Küçük çocuklar bunca akıllıyken, niye koca adamların çoğu aptal? Demek ki eğitimde bir terslik var.
Alexandre DUMAS (oğul)
Bir uygarlıkta suyun başı eğitimdir ve bir ülkenin kaynağından akan hayat suyunun debisini, kalitesini, bereketini, devamlılığını eğitim belirler.
Türkiye’de yalnız jeolojik kuraklık değil, kültür kuraklığı da yaşanıyor ve bu topraklarda “fikri hür, vicdanı hür” fidanların yetişebileceği özgürlük alanları tek tek yakılıyor, beton kafalar dikilecek biat köklü eğitim kareleri yaratılıyor. Ancak bu B2’ler, AKP’nin eseri değil. Bizzat iktidar partisi AKP, böyle bir çorağın sonucu. Elbette ki kendi aşamadıkları sınırları gelecek kuşaklara aştırmayacaklar, aştıramazlar.
Nasıl mı?
***
Yeni anayasada din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması hazırlığı, AKP’li milletvekillerini rahatsız ediyor. Kütahya Milletvekili Hüseyin Tuğcu, sanki dünyadaki eğitim sistemlerini etüt etmiş gibi ahkâm kesiyor ve: “Bir defa hiçbir dünya ülkesinde din dersi seçmeli değil, zorunludur. Kaldırılmamalıdır” diyor.
Milliyet, 16. 09. 2007
İşte size çorak kültür. Sayın Tuğcu, konu hakkında en küçük bir bilgi sahibi değil ama bildiğini sanıyor, sandığını da doğru diye sunuyor. Oysa Hüseyin Tuğcu’nun bırakın dünyayı, AKP’nin Türkiye için en azından programında öngördüğü dünyadan da haberi yok. O dünya, Avrupa Birliği’dir. Ve Avrupa Birliği’nin HİÇBİR ülkesinde, Papalığın başkenti Vatikan’ı barındıran, laik olmayan İtalya’da bile, devlet okullarında din dersleri zorunlu değildir. Bazılarında hiç yoktur, var olanların hepsinde, istisnasız seçmelidir!
Çünkü anayasasında ister laik yazsın ister yazmasın, AB’nin tüm üyeleri sekülerdir ve din ile devlet işleri karışmaz. Polonya gibi en koyu Katolik ülkelerde bile hiç kimse dini aidiyete, hiçbir çocuk da din öğrenimine zorlanamaz.
Bu durumda, bilmediğini bilgi gibi sunan Hüseyin Tuğcü’ya sormak gerekir: Acaba milletvekili olduğu AKP’nin “Türkiye’nin AB üyeliği” programından haberi var mıdır?
***
Eğitimi, kendi öğrendiklerinden ibaret sanan bir başka örnek de AKP Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın tepkisi. Sayın Kaya: “Din dersi zorunlu olmalıdır. Maneviyatını, değerlerini yitiren bir toplum kısa sürede dejenere oluyor” demiş.
Kendisi endişe buyurmasın, din derslerinin zorunlu olmadığı AB’de hiçbir ülke Türkiye kadar hızla dejenere olamıyor ve manevi değerlerinden hiçbirini Türkiye’nin yitirdiği oranda yitirmedi.
Bu ülkede seks cinayetlerini dindar olmayan ve ahlakı dinden bağımsız algılayan bir avuç insan işlemiyor. Seksen beş yaşındaki köylü kadını, tecavüz edip işkenceyle öldürenler, bizler değiliz. Türbanlı tazeyi, çocuğunun gözü önünde 27 yerinden bıçaklayıp cinsel organını deşen de bizden değil. Bu ülkenin kaynaklarını talan eden; çalarak, çırparak, hak yiyerek, vergi kaçırıp kara para aklayarak zengin olanlar da biz değiliz, nataşalarla oturak alemi yapanlar da.
Başbakan’ın “yüzde 99’u Müslüman” diye övündüğü Türkiye’de manevi değerlerini yitirenlerin yüzde 99’u da mümin Müslümandır. Baksın bakalım Saffet Kaya, gazetelerin 3. sayfasına düşen katiller, hırsızlar ve cinsel sapıklar, kendilerine “dinsiz imansız,” diyene neler yapmaz...
Türkiye, her alandaki bunca ahlak erozyonuna okullarında zorunlu din dersleri, binlerce Kur’an kursu ve İHL ile birlikte ulaşmıştır.
Bırakın din dersleri seçmeli olsun, isteyen öğrensin, isteyen öğrenmesin.
Siz asıl insanlık öğretin çocuklara! Türkiye’de Milli Eğitim, öğrencilere yalnızca “günaydın” ve “özür dilerim” demekle başlayan toplumsal bir nezaketi, yerlere tükürmemeyi, çöpünü sokağa atmamayı, yüksek sesle konuşmamayı bile öğretebilseydi, bugün hâlâ zorunlu olan din derslerine rağmen varılan ahlak erozyonuna uğramazdık! Çünkü çevreye ve başka insanların hakkına saygılı “yurttaşlar” sadece günah ile tövbe arasında gidip gelen kullardan daha sorumlu, dolayısıyla daha uygardırlar!