Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Sakil Varsıllık

Vatan · 22 Ekim 2007

Geçen çarşamba günü yayınlanan “Biri bunlara söylemeli” başlıklı yazım, meğer “sakillik” ne kadar insanı rahatsız ediyormuş, şaşırtıcı yoğunlukta bir ilgiye mazhar oldu. Tabii yazıyı okuyanların hepsi “ağzına sağlık” demedi, bir bölümü de: “Sanki senin soyun sopun pek mi zevkli, çok mu zarifti, sıkıysa aile resmini göster!” dedi.

Türk halkını kendileri, dünyayı da kendi bildiklerinden ibaret sanıyorlar ya... İşte cevabım onlaradır: Fotoğrafa iyi baksınlar. Alttan birinci sırada en soldaki küçük kız benim ablam, ikinci sırada yine en soldaki genç kadın, koyu renkli uzun elbisesinin üzerinde tek aksesuar olarak açık renk ipek kuşak taşıyanı da annem...

Babam yok fotoğrafta, Erzincan’daki bölüğü bırakıp gelememiş. Oysa subay arkadaşlarından biri evleniyor, nikâh İstanbul’da, annemle ablamı göndermiş.

En kötü niyetli göz bile teslim eder ki; fotoğraftaki en güzel kadın, annem. En zarifi de o. Bugün bu güzelliği ve zarafeti, fotoğrafta 4 yaşında olan ablam taşıyor. Annem, kendisi dikmiş elbisesini. Ablam “Ben de gelin olacağım!” diye tutturduğu için, ona da minik bir gelin kıyafeti dikmiş.

Bu fotoğraf, aynı zamanda Türkiye’nin o yıllardaki “parasız kentli” fotoğrafıdır: Sade bir gelin, düğün değil nikâh, tek bir çiçek...

Bu fotoğraf çekildikten 14 yıl sonra doğdum ben.

Yirmi yaşıma gelinceye kadar, benim elbiselerimi de annemle ablam dikti. Sonra hepimiz hazır giyinmeye başladık. Ama parayla değil, zevkle giyinildiğini, onlardan öğrendim.

Bu fotoğrafa iyi bakın, çünkü Türkiye’de çağdaşlığın geçmişte kaldığını gösteriyor. Yoklukta uygar, varlıkta sakil olunabileceğini kanıtlıyor.

Ben birincilerden geliyorum ve zevkin de refahın da parayla değil, kültürle kazanılacağına inanıyorum, çünkü başardım.