Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Yorumsuz

Vatan · 29 Ekim 2007

Benzerliği tüyler ürpertici, ama kamuoyuna yansımayan bir savaş da gözlerden uzakta, Irak’a sınır İran’a karşı veriliyor. Kürt gerilllar İran askerlerini sınırın iki yakasında pusuya düşürüp öldürüyor, sonra Irak içlerine çekiliyorlar. Amerikalıların, İran’a sempati beslemediği malum. Tahran, Washington’un İranlı Kürt gerillalara yardım ettiğini sürekli söylüyorsa da bu suçlama ABD tarafından yalanlanıyor. Doğru olsun olmasın, buradaki çatışma da tıpkı Türkiye’deki gibi patlama potansiyeline sahip.

İranlı bir Kürt gerilla olan Salih Şevger ve yoldaşları (!), daha birkaç gün önce İranlı bir kolluk kuvvetini nasıl pusuya düşürdüklerini, 3 İranlı askeri öldürüp birini esir aldıklarını anlatıyor. Baskın komutanı Bayram Gabar, ‘Bir tepede oturmuş yarenlik ediyorlardı, çevirerek yaklaştık ve önlü arkalı iki ateş arasına aldık’ diyor. Tabii isimleri kendi adları değil, savaşçı kimlikleri.

İran’a karşı ölümcül bir isyan başlatan ’Kürdistan’a Özgürlük Partisi’PJAK’ın gerillaları, PKK diye bilinen ve Türkiye’ye karşı savaşan Kürdistan İşçi Partisi’nin bir kolu. Amerikalılar PKK’ya terörist diyor, ama PJAK’ın gerilla komutanları Amerikalı resmi yetkililerle doğrudan ya da dolaylı görüştüklerini söylüyorlar. Bu görüşmelere katılan Amerikalı yetkililerin hangi düzeyde olduklarını ve görüşmelerin ayrıntılarını belirtmiyorlar. Ama grup liderleri Rahman Haj-Ahmadi’nin geçen yaz Washington’u ziyaret ettiğinin altını çizdiler.

PJAK’ın komuta kurulunun 11 üyesinden biri olan Biryar Gabar, Amerikalı resmi mercilerle nasıl bir ilişki kurduklarını, geniş açıklamalara girmeden, ’normal bir diyalog’olarak niteliyor. Korumalarından biri ise, (PJAK) komuta kurulunun geçen yıl Kerkük’te Amerikalılarla buluştuğunu söyledi. Gerillalarla yaptığımız röportajlar, İran’a azımsanmayacak zarar verdiklerini gösteriyor. İddialarını doğrulamak mümkün olmasa da, PKK lideri Murat Karayılan, PJAK’ın ağustos (2007) ayından bu yana 150 İran askerini öldürdüğünü ileri sürüyor. Biryar Gabar ise, sadece ağustosta 108 İranlı’yı öldürdüklerini söylüyor. Yine Biryar Gabar’a göre, PJAK’ın halen Irak’ta İran’a karşı savaşan 2000 gerillası, bir o kadar da İran içinde var.

PJAK gerillaları bütün operasyonları jeneratörler, uydu televizyonlarıyla donanmış, domates ve patlıcan tarlaları, nar ve şeftali bahçeleri arasında, vadiye yayılmış küçük üslerden yönetiyor.” (The New York Times, 23 Ekim 2007)***“Yüksek düzeyde bir Amerikan diplomatı, grupla (PJAK) resmi (!) ilişki kurulduğundan haberdar olmadığını, kendilerine Amerikan yardımı yapılıp yapılmadığını bilmediğini söyledi. Aynı diplomat, Mr. Haj Ahmadi’nin (PJAK grup lideri) Washington ziyareti sırasında resmi yetkililerle görüşmediğini bildirdi.

ABD, kendisiyle PJAK arasındaki iş birliğini açığa çıkaracak işaretlerden sakınıyor, çünkü PKK devletin terör örgütleri listesinde ve hükümetin bu örgütlerle temas kurması meşruiyet dışına taşar.

Gerilla liderleri, ABD’nin PKK’yı önemli bir müttefeki olan Türkiye’ye karşı savaştığı için terörist örgütler listesine aldığını, fakat PJAK’ı İran’a saldırdığı için terörist ilan etmediğini, söylüyorlar. Oysa PKK ile PJAK, tek ve aynı örgütün geniş açılımı. Aynı amaç için savaşıyorlar: İran ve Türkiye’deki Kürtlere yeni haklarla yeni bir özerklik kazandırmak. Başlarında aynı komuta kurulu, lojistik var ve ortak liderleri, Türkiye’de mahpus Abdullah Öcalan. PJAK grubu, İran’a yaptıkları silahlı saldırı yoğunluğunu, İran’daki Kürtlerin gördüğü zulme göre artırıp azalttıklarını söylüyor. ” (CNN International, 26 Ekim 2007)***Amerikan basınından (çok kısaltarak) yaptığım yukarıdaki alıntılardan siz ne anladıysanız, Ankara’daki sivil ve askeri yetkililer en az iki yıldır biliyordu aziz okurlarım. Devamı var ve yarına.