Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2007

Yeni çar sünnet meraklısı

Vatan · 3 Aralık 2007

Yıl 2004. Avrupa Birliği Konseyi’nde bir basın toplantısı. Salon tıka basa gazeteci dolu. Kürsünün ortasında Vladimir Putin. Sağ yanında Javier Solana, sol yanında Anders Fogh Rasmussen oturuyor. Bir Fransız gazeteci, Vladimir Putin’e Rusların Çeçenistan’da yaptıkları katliamları hatırlatarak Çeçenlerin insan hakları yok mu, biçeminde bir soru yöneltiyor.

Rusya Devlet Başkanı mikrofona eğiliyor. Öfkelendiği belli değil. Ama Rusça verdiği cevabın çevirisi kulaklıklara düştükçe, Javier Solana bembeyaz kesiliyor. Rasmussen, gülümserken donakalan bir heykel. Gazeteciler, şoklanmış balık.

Vladimir Putin’in soruya verdiği yanıt, bırakın insan hakları ihlali, Çeçenleri insandan bile saymayan bir zihniyetin Fransız gazetecinin şahsına küfredermiş gibi tezahüründen ibaret:

“Çeçenistan’daki fanatik İslamcılara özeniyorsanız, Rusya’ya gelin sizi sünnet ettirelim. Bizim ülkemiz çok dinli bir topluluktur, en iyi sünnetçiler bizdedir, sizi işinin ehli bir uzmana göndeririz, öyle bir keser ki bir daha uzamayacağından emin olabilirsiniz!”

Yıl 2007. Putin’in Birleşik Rusya Partisi ezici bir çoğunlukla yeniden iktidar. 1 Aralık 1999’da “geçici başkan” olarak Yeltsin’in koltuğuna oturan eski KGB yarbayı, 2000 yılında resmen başkan seçildiği yüzde 52,52 oy oranını, Rusya’yı kendi deyimiyle “dikey iktidar” la yönettiği 7 yılda, yüzde 62,8’e çıkardı ve ülkesini, dünya patron adaylığına taşıdı. Üç ay sonra, güya devlet başkanlığını bırakması gerekiyor. Hiç kuşkunuz olmasın ki, Rusya’da zaten kültürü olmayan demokrasi deneyimi bitmiştir ve diktatör Putin öyle ya da böyle daha uzun yıllar devletin başında kalacaktır.

Putin’in devlet başkanlığındaki Rusya’da iktidar, KGB’nin yerini alan ve zaten Putin’in emrindeki Rus Gizli servisleri FSB’dir.

Yedi yılda 22 gazeteci öldürüldü, Ukrayna Devlet Başkanı Yuçenko dahil, Rusya’ya kafa tutan pek çok yabancı zehirlendi, muhalefet susturuldu, medya tamamen Putin’in hizmetine geçirildi.

Ama Vladimir Putin, sadece bunları yapmadı: Rusya’nın kaynaklarını talan eden “özelleştirme” oligarklarını öldürttü, hapsetti, canını kurtarmak isteyenler dışarı kaçtı ve doğal gazdan petrole, her şey yeniden devletin kontrolüne geçti.

Bugün Rusya, dünyanın birinci doğal gaz, ikinci petrol ihracatçısı olarak eski uydularını ve Türkiye dahil Avrupa’yı enerji yollarıyla kendisine bağlamış, Çin’i bağlamak üzeredir. Uranyumdan kömüre, altından demire sınırsız madenlerinden gayri bir tarım devi olarak, 2006 yılında yüzde 6,5 ekonomik büyüme ve dünyanın üçüncü büyük döviz rezerviyle ABD’den boşalmakta olan “küresel lider”liğe adaydır.

Vladimir Putin, SSCB’nin yenildiği savaş alanında Rusya’yı küresel ekonomi sayesinde zafere taşımaktadır.

Sen dışarda borçlan, içerde başını bağla ve göbek deliğine hayranlıkla “Ne büyükmüş!” diye bakarak uyu Türkiyem.

Sen, Rus mafyası Akdeniz kıyılarına yatırım yapıyor diye göbek atar ve abazanların Çariçe Katarina’nın torunları nataşalarla alem yaparken... Tepende oluşan devasa Rusya’nın yeni çarı, ne türban takar, ne sünnete gelir gibi görünüyor!