Bir mutfak imparatorluğu
Vatan · 31 Aralık 2007
Paris’in yüreğine sapladığı çelik putrellerin üzerinde 1889’dan beri incelerek yükselen Eyfel Kulesi, hem Fransa başkentinin simgesi hem de dünyanın en ünlü kulesidir.
“En ünlü kule” ölçüsü nedir derseniz, ziyaretçi sayısıdır, derim. Eyfel Kulesi’ne yalnız 2006 yılında 6 milyon 719 bin 200 turist tırmanmış, üstelik birinci katına kadar adam başı 4.80 euro, tepesindeki son platforma kadar çıkanlar 12 euro ücret ödemişlerdir.
22 Aralık gecesinden beri ister yerli olsun ister yabancı, gırtlağına meraklı seyyahların Eyfel Kulesi’ne tırmanmak için yeni ve lezzetli bir nedenleri var: Kulenin ikinci katındaki Jules Verne lokantasının kepçeleri, artık şef Alain Ducasse’ın sihirli ellerine geçti.
Alain Ducasse kim ola ki, diye sorarsanız, abartılı görünse de gerçek ve kendisi için de “dünyanın en ünlü aşçısı” demek zorundayım, çünkü yeryüzünde Michelin rehberinde iki kez üç yıldızla ödüllendirilen başka şef yok!
Amerikan Forbes Dergisi 52 yaşındaki Fransız şefi, “dünyanın en etkin 100 ismi” arasında 94. sıraya koyuyor. Çünkü Alain Ducasse, New York’tan Tokyo’ya 20 otel ve restoranın işletmesini üstlenen bir “mutfak imparatorluğu” yönetiyor, adını taşıyan uluslararası gastronomi holdingi 1400 kişiyi çalıştırıyor, aşçı yetiştirdiği okulları, yeni tatlar aradığı yemek laboratuvarları, yemek kitaplarını basan bir yayınevi, fotoğraf atölyesi ve... Başta Avrupa, dünya uzay merkezlerinden sipariş edilen gurme lezzetinde “astronot yemekleri”nin hazırlanıp paketlendiği bir mutfak üssü var!
Jules Verne, hemen hepsi gerçekleşen bilim kurgu romanlarıyla insanlığa hayal ufukları açan muhteşem bir yazar ve Eyfel Kulesi’yle mimarlıkta çelik bir çığır açan Gustave Eiffel’in çağdaşıydı.
Böyle bir açıdan bakılınca, Eyfel Kulesi’ne Jules Verne lokantası, Jules Verne lokantasına da Alain Ducasse’ın kepçesi gerçekten yakışıyor.
Bir devlet kurumu olan Eyfel Kulesi Yönetim Kurulu, geçen yıl oy birliğiyle kulenin mutfak işletmelerini 9 yıllığına Alain Ducasse Group’un sorumluluğuna verdi.
Kuleye 1980 yılında yerleşen Jules Verne’nin yenilenmesi bir yıl sürdü ve Fransız şefe 5 milyon euro’ya mal oldu. Ama karbon elyafından koltukları, Pininfarina imzasını taşıyor. Pininfarina, Ferrrari’nin dizayncısıdır desem, yeter mi?
Eyfel Kulesi’nin 125. metresindeki Jules Verne’de kulenin güvenliği gereği ne doğal gaz tesisatı var ne de ocak ateşi yakmak izni. Dolayısıyla en fazla 120 müşteri alabilen lokantanın tencereleri, Eyfel Kulesi’nin dibinde, yeraltına kurulan ve Alain Ducasse’ın “laboratuvar” diye andığı teknoloji harikası mutfakta kaynıyor.
Alain Ducasse, uluslararası şöhretine karşı, had safhada Fransız bir şef.
Jules Verne’de tüm yemek malzemeleri Fransız, şarapların zaten yabancı olması söz konusu değil, ama viskiler ve dijestif alkoller bile Fransız!
Bütün bu debdebe, itina, seçkinlik işaretlerinden sonra sanırsınız ki Eyfel’in ikinci katında yemek varsılların harcıdır.
Hayır, değil.
Öğle yemekleri fiks mönü ve adam başı içki hariç 120 YTL. Ömrünüz boyunca unutamayacağınız kadar “rafine” ve yeni tatlar sunuluyor. Üstelik tıkabasa doyuluyor. Böyle bir yemekten sonra, İstanbul’da “ünlü” lokanta ve şarap fiyatlarının ne kadar şişirildiği daha iyi anlaşılıyor.
Gece tarifesi, ateş pahası: Degüstasyon denilen ve çok sayıda değişik lezzetin sunulduğu servisle içki hariç 326 YTL.
Ama yakında, Eyfel Kulesi’nde geceleri de çok uygun fiyatlarla yemek mümkün olacak. Fransız şef Alain Ducasse, kulenin birinci katındaki Altitude 95’i bir “brasserie” olarak 2008 yılının ikinci yarısında açıyor.
Alain Ducasse’ın basit bir yemeğini, sandviç parasına yemek için heyecanla bu “brasserie”yi bekliyorum, ben.
Paris’in gece manzarası, Eyfel’in 95’inci metresinden de güzeldir!