Kime niyet, kime kısmet
Vatan · 11 Mart 2008
Başbakan Erdoğan, “Türkiyeli” üst kimliğini Türklerle Kürtleri bir arada tutmak için düşünmüştü.
Türkiyeli üst kimliğinin altında Türk olmak, Kürt olmak önemli değil, “hepimiz din kardeşiyiz” mesajı veriyordu.
Madem millet Türk’tü, Kürt’tü diye dağılıyordu, dağılanlar ümmet çatısı altında toplanırdı.
Ümmet kitabı Kur’an, Kur’an dili de Arapça olduğuna göre, ana dilde eğitim sorunu da böylece çözülür, Türkler ve Kürtler Arapça konuşarak anlaşabilirlerdi.
Kürtçüler mesajı çok iyi algıladı.
Türkiyeli üst kimliğinin İslamcı olduğunu pek çabuk kavradılar,
Sen misin Marksist, dinsiz, imansız, üstelik kadınları cinsel obje olarak kullanıyor diye PKK’ya karşı Kürtleri dine imana sahip çıkmaya kışkırtan?
Sen misin PKK terörüne karşı aşiret terörünü çıkaran!
Sen misin devlete ayaklananlara karşı, aşiret törelerini aşamamış ayak takımını “korucu” diye kullanan!
DTP’nin Diyarbakır mitinginde, hem de eski Hizbullahçı imam Muhittin Eryılmaz, Leyla Zana ile birlikte sahne aldı, elinde tuttuğu Kur’anı da Sayın Erdoğan’a “Kürdistan’da kan akıtma, bu kitaptan utan!” diye salladı.
Sonracığıma bir de baktık ki, Türk İslam mayası çalınan gölde, Kürt İslam sentezi tutuvermiş!
Dünya Kadınlar Günü’nde İslamcı Kürtlerin haşa cinsel obje gibi kullanmadığı Kürt kadınlar, türbanlarının altına poşu bağlamış, tepeden tırnağa haza Müslüman, “Cumhuriyet kadını olmayacağız! Kadınlar Apo’nun fedaisidir!” diye yürüyor.
Türban kadının namusuydu ha...
Al sana PKK’lı türbanın namusu.
Türban siyasal simgeydi ha...
Al sana poşulusu.
Türban İslam’ın bayrağıydı ha...
Al sana, kırmızısı, sarısı, yeşiliyle hem İslamın, hem PKK’nın bayrağı, kafalarında dalgalanıyor Kürt kadınların.