Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2008

Şifreli umutlar

Vatan · 3 Haziran 2008

11 Haziran 1940 günü, işgal altındaki Fransa’dan dinlenebilen İngiliz BBC radyosundan bir ses yükseldi: “Burası Londra, Fransızlar Fransızlara konuşuyor...” Söylev tarihsel ve ses, General Charles de Gaulle’ün sesiydi.

Fransa’da, Alman işgal kuvvetlerine karşı direniş, bu çağrıyla başladı.

O günü izleyen 4 yılda, daha sonra “gölgeler ordusu” adı verilen kent ve kır gerillaları, Londra’dan Fransızca yayın yapan BBC’den yayınlanan şifreli mesajlarla yönlendirildiler. Hatta yönetildiler. Dağlara yiyecek, silah tedariki, Normandiya çıkarmasına hazırlık, büyük suikastlar, dağınık direnişçi birliklerinin iletişimi hep bu mesajlarla yapıldı. BBC radyosu, komutanı Londra’da olan bir ordunun irtibat aracıydı.

BBC’nin şifreli radyo mesajları, İngiliz istihbarat servisi SOE’deki Fransız subay Georges Begue’nin eseriydi ve hem komik, hem şairane kalıplarıyla sonradan pek çok kitaba konu oldular.

BBC’nin Fransa’daki gölgeler ordusuna şifreli yayını, “Önce kişisel mesajlardan bir demet” tanıtımıyla başlıyordu ve cıngılın Beethoven’in 5. senfonisinden seçilmesi, raslantı değildi. Mors alfabesinde 5. senfoninin müzik ölçüsü “zafer” anlamına gelen V işaretiydi.

Şifreli mesajlar ise şu tattaydı:

“Kuyruklu yıldız yeniden geçecek...”

“Bahçıvanın köpeği ağlıyor...”

“Kitaplık yanıyor. İki kez tekrarlıyoruz: Kitaplık yanıyor...”

1944 yılında, müttefik orduları son savaşa girişmek üzere tarihin en büyük donanmasını yığdılar Fransa kıyılarına. Almanlar bir çıkarma bekliyor, ancak nereye yapılacağını bilmiyorlardı. Gün, o gündü ve Georges Begue, Normandiya çıkarmasına dair istihbarat vermek için tabii ki edebi bir eseri “parçalamıştı”. Ozan Paul Verlaine’in “Sonbahar Şarkıları”, çıkarma günü sayısı 200’ü bulan şifreli mesajın yerleştirildiği çerçeve oldu.

Ve “Overlord Harekâtı” diye bilinen muazzam çıkarmanın her an başlayabileceği ve Normandiya’ya yapılacağı, BBC radyosundan şu dizilerle haber verildi, Fransız direnişçilerine:

“Sonbahar/Kemanlarının/Uzun hıçkırıkları/Yeknesak ninnileriyle/ Kalbimi sallar...”

***

1996 yılında İçişleri Bakanı Meral Akşener zamanında telekulak takılan 50 gazeteciden biri olaraktan, sevgili seyirciler, şahsıma verilen müstesna önemin dinlenme tarihi, “Dinleniyorum, öyleyse varım!” başlıklı yazımla başlar.

O gün bugündür, ne olur ne olmaz, bendeniz de şifreli konuşur, şifreli yazarım.

Dolayısıyla Ramazan Akyürek’in mahkeme kararıyla sahneye koyup oynattığı Midas’ın Kulakları piyesine hazırlıksız yakalanmadım. Dinlenen Türkiye’de, aziz milletimin mümtaz seçkinleri çayıra, çimene ve basına “Midas’ın Kulakları AKP kulakları!!!” diye naralanadursun, bendeniz içimi çoktandır şifrelere döküyorum.

Eğer yazdıklarımdan bir şey anlamıyorsanız, şifreleri çözemediğinizdendir. İşte size birkaç ipucu:

“Hayrünnisa Hanım sakura (kiraz çiçeği) kimono giydi,” dersem, anlayın ki ayva çiçek açmış, yaz mı gelecek, diye düşünüyorumdur.

“Emine Hanım, ikebanaya (Japon çiçek sanatı) merak sardı” diye mi yazdım? Hayrünnisa Hanım’ın Çankaya bahçesi için 35 adet Bonzai (Japon cüce ağaç) ısmarladığını müjdelemekteyimdir.

Hayrünnisa Hanım Emine Hanım’la ne iyi etti de barıştı, diye seviniyorsam, bilin ki içimden Sayın Başbakan’a: “Darıldın mı Gül’üm bana, darıldınsa barışalım, parti kapanacak, anlaşalım,” diye türkü söyletiyorumdur.

Sayın Başbakan başta, AKP heyeti niye kapatma davasının bir an önce sonuçlanmasını istiyor, diye bir sorgulamaya girişirsem, aslında Anayasa Mahkemesi’ne çaktırmadan mesaj yolluyorumdur: “Aman davayı uzatın, kararı süründürün...”

Ve...

“Nargilem duman duman...” diye tutturduğum gün, dağ başını duman almış güneş ufuktan doğuyor olacaktır. Umarım.