Yardım bahane, kapan şahane
Vatan · 4 Kasım 2008
Başbakan, Kürt ’intifadası’nda gerçekten oyun oynar gibi rol aldıkları gözlenen çocuklara, “Oyuna gelmeyin!” dedi.
Güzel söyledi de, hangi oyundan söz etti acaba?
Türkiye üzerine oynanan oyun çok...
Eğer oyundan tuzağı anlıyorsak, tufaya gelen, faka basan, mandepsiye düşen düşene.
Hatta kapan, kuranın üstüne kapanıyor sanki. Yani devletin.
Yüzlerce, binlerce Kürt çocuğu, özellikle ceza ehliyeti olmayan yaşlardan seçilmiş, suratlarına bağladıkları bez parçaları ardında gülen gözleri, el topu oynar gibi taş atıyor, kırıyor, döküyor, yakıyor. Ölen yoksa, tümüyle rastlantı.
Çocuğunu seven, çocuğuna değer veren, sahip çıkan hangi aile, onu sokağa salar bu kadar tehlikeli bir oyun oynasın diye?
Belli ki ’belimi sallasam ellisi’diye yapılmış, çok oldukları için değersiz, feda edilebilir cisimde, bazısı unutulabilir isimde ve hatta, iddia ediyorum ki ’kurban’diye doğurulup, dilendirilmediği ya da satılmadığı zaman davaya baç verilmiş canlar bunlar.
Ama devletin üstüne kapanan bu başıboş nüfus kapanı, devlet eliyle kurulmadı mı?
Bizzat Başbakan değil miydi, “Çoğalın,” diyen, en az üç çocuk öneren?
Üstelik Türkiye’ye kurulan ’nüfus artışı’tuzağına ilk düşen, Tayyip Erdoğan da değildi. Ta Turgut Özal’dan beri, kimse nitelikli nüfusa yatırım yapmadı, devletlilerin hepsi vasıfsız nicelik, Birinci Dünya Savaşı’ndan öteye siyasal literatüre ’humbara eti’diye giren savaş malzemesi, yedek can deposu peşindeydi.
Peki kim kurdu bu kumpası da ketempereye getirdi, akıllı geçinen Türkiye erkini?
Öncesini bilemem, ama 2003’ten öteye kumpasın altında imza ve mühür var:
Dünya Bankası, 2003’ten öteye Türkiye’ye ’sosyal yardım’projeleri dikte etti ve Sosyal Yardım ve Dayanışma Genel Müdürlüğü’nün dağıtımını üstlendiği yardım paraları, ’Şartlı Nakit Transferi’adı altında 2006 yılına kadar Dünya Bankası’nın verdiği krediler, yani borçla finanse edildi. Dünya Bankası bu projelere öyle önem veriyordu ki, yardımları dağıtan valilik ve kaymakamlıklar, ‘İl İdare Yasası’na aykırı olarak Dünya Bankası’nın personeli tarafından teftiş edildi!
2006’dan beri, yine Dünya Bankası’nın zoruyla, bu yardımlar genel Türkiye bütçesinin üstüne yıkıldı ve sürüyor...
Diyeceksiniz ki, ne var bunda, ister yabancı kredi kaynağı olsun ister Türkiye bütçesi, yoksullara yardım ediliyor, devlet yoksullara destek oluyor!
İşte oyunun, belki Türkiye’nin parçalanmasına bile neden olacak nüfus patlamasına yol açan tuzağın yayı, bam teli, Dünya Bankası’nın devleti borç harç dağıtmaya zorladığı eğitim, sağlık ve gebeliğe, yani çocuklara odaklı sosyal yardımın, açık, net, kesin biçimde Doğu’da nüfus artışını teşvik eder olması! Bakın nasıl:
Hakkari’nin nüfusu 246 bin 469. 2003 ile 2006 yılları arasında toplam 40 milyon 945 bin 854 YTL yardım yapılmış bu ilimizdeki muhtaç ailelere.
Kırıkkale’nin nüfusu Hakkari’den biraz fazla: 280 bin 234. Aynı yıllar arasında, hepi topu 2 milyon 573 bin 852 YTL’lik pay alabilmiş Dünya Bankası’nın ’procesi’nden. Kırıkkale, Hakkari’den çok mu gelişik, çok mu varsıl? Yoo. Mahrumiyet dizboyu. Ama Hakkari Güneydoğu’da, Kırıkkale ise Orta Anadolu’da...
Şırnak’ın nüfusu 416 bin. 2003’ten 2006’ya, 62 milyon 724 bin 252 YTL yardım almış... Yozgat’ın nüfusu daha yüksek: 492 bin 127. Oysa aynı zaman diliminde, Dünya Bankası’ndan çocukların eğitimi, sağlık ve gebelik yardımı olarak 10 milyon 722 bin 815 YTL alabiliyor. Bu devasa fark niye? Çünkü Şırnak, malum bölgede, oysa Yozgat, Orta Anadolu’da...
Dünya Bankası, yardımları Türkiye bütçesine yükledikten sonra bile Güneydoğu nüfusunu çoğaltmaya kararlı:
Hakkari’de 2007 yılında hamile kadınlara dağıtılan ‘gebelik’ yardımı 81 bin 352 YTL. Nüfusu Hakkari’den 33 bin küsur fazla Kırıkkale’de ise geçen yıl yoksul kadınlar hamile kalmamış galiba: Dağıtılan gebelik yardımı, güler misiniz, ağlar mısınız bilemem, sadece 505 YTL!
Yersizlikten daha fazla örnek veremiyorum. Ama Güneydoğu ile Orta Anadolu arasındaki tüm illerin kıyaslamasından aynı sonuç çıkıyor, sayın seyirciler.
Sonucun sonucu da sokaklarda...