Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2008

Kurbanınız kutlu olsun

Vatan · 8 Aralık 2008

Brezilya gazetesi Folha’nın haberiydi: Marciana Silva Barcelos adlı kadın, bir gece önce dul kaldığı kocasının tabutu tarafından öldürülmüştü! Nasıl mı?Brezilyalılar yediden yetmişe dans etmeden duramazlar ya, Azrail Barcelos çiftini de Porto Allegre’deki bir dans pistinde ayırmış, karısıyla karşılıklı şıkır şıkır oynayan kocayı kalp kriziyle yere serip, 67’lik Marciana’yı hem dul, hem de kavalyesiz bırakmıştı. Merhumun cenazesi ertesi gün kaldırıldı. Acılı dul, tabutu yüklediği cenaze arabasında şoförün yanına bindi. Araba mezarlığa doğru hareket etti. Ancak yolda, önündeki araca arkadan bindirdi. Çarpışmanın şiddetinden yerinden fırlayan tabut, nedense şoförden yana değil, Marciana’dan yana kaydı ve sadece bir gece dul kalan kadıncağızı, kafasına çarpıp öldürdü.

Aynı gün bir yerine iki cenaze kaldırıldı ve Sinyor Barcelos’un ruhu, sevdiceğini ardında yalnız ve kavalyesiz koymamış oldu.***Dünyada olup biten her şeyi Türkiye gözlüğüyle izleyen bendeniz, bu haberi okuduktan sonra meraklandım: Acaba merhum Barcelo çifti, 2010 yılında yapılacak Brezilya başkanlık seçimlerinde oy kullanacaklar mı?Sicilya’nın mafya yetiştirmekteki şöhreti malum. Meğer ufarak üçkağıtçılıkta da fena sayılmazmış. Sağlık sektörüne yönelik bir araştırmada, bazıları 20 yıl önce can vermiş 51 bin ölünün, Sicilyalı doktor kayıtlarında hâlâ ‘hasta’ olarak yaşatıldıkları ortaya çıktı.

Çünkü devlet, ‘mahalle doktoru’ diye tanımlanan bu hekimlere, tedavi ettikleri hasta başına yılda 38 Avro destek primi veriyor.51 bin mevtanın doktor kayıtlarında henüz can vermemiş ‘hasta’ tutulmasının devlete maliyeti, 14 milyon Avro’luk zarar...

Sicilya’daki yolsuzluğu haber yapan Fransızların da kafasına takılmış: Marianne dergisi bu haftaki sayısında, ‘Acaba sosyal sağlık hizmetinden yararlanan merhum hastaların, seçimlerde oy verme hakkı da baki midir?’ diye sorguluyor.***Saint Petersbourg’da yaşayan Vera Lukyanova adlı Rus hanım, artık çekemediği eşini öldürmeye kararlıydı. Sabrını taşıran sonuncu kavgadan sonra Rus koca çekyatın üstünde uyuyakalınca, fırsat bu fırsattır deyip harekete geçti, yatağı şıpınişi katlayıp kanepe haline getirdi. Zavallı adamcağız, sandviç olduğu kanapenin içinde boğularak öldü, tabii.

Mahkeme, Vera Lukyanova’yı hapis cezasına çarptırdı çarptırmasına. Ama cezayı tecil etti, niye ettiği de en azından haberi alıntılayan Batı basınında yer almadı.

Ama beni aldı çokuluslu bir merak... Seçimlerde pek çok usulsüzlüğün gözlendiği, ölülere dağıtılan seçmen kartlarının falan sık kullanılan yöntemlerden olduğu Rusya’da mahkeme, Vera’nın cinayet suçuyla çarptırıldığı hapis cezasını niçin ve nasıl tecil ederdi?Sakın, bu da bir tür seçim hilesi olup, Vera Lukyanova’yı ‘öldürdüğü kocasının yerine oy kullanması’ koşuluyla serbest bırakmış olmasındı?Dünya basınından derlediğim tuhaf ölüm haberlerini, çekiştire pekiştire ‘demokrasiyi yaşatmak isteyen canlıların’ seçmenlik hakkına iliştirmemi uygunsuz, hatta saçma bulabilirsiniz. Oysa değil. Türkiye’deki yerel seçimler öncesi, seçmen kütüklerine gökten yağan 6 milyon seçmeni, 41 yıl önce ölmüş bebecikler dahil pek çok mevtanın ‘seçmen’ kaydını, akıllara durgunluk veren kayıtların sağlamasının yapılabileceği ve ölüleri yaşayanlardan ayırabilecek ‘yazılı belgelerin’ Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından apar topar imha edilmesini ve ihbar edilen tüm yolsuzluklara rağmen seçmen listelerinin palaspandıras askıdan indirilmesini, düşünün...

Başka bir deyişle, Türk basınını bir Brezilyalı, bir Sicilyalı, bir Rus gibi okuyun, izleyin.

Türkiye’nin bir yılda 6 milyon artan seçmeni, daha mı az tuhaf, daha mı az uygunsuz ve saçma bir haber olurdu dünyaya?Bu Kurban Bayramı’nı gerçekten kutlamak gerek! Çünkü asıl bayram seçimlerde, kurbanlık sizlersiniz, demokrasi ve Türkiye.