Bindirilmiş kütük kıtaları
Vatan · 9 Aralık 2008
Sayın Başbakan, ‘en az üç çocuk’ demişti ya, öğüdünü ışık hızıyla tutup, nüfus çoğaltmakta tavuk çiftliklerini geride bırakan kurum, Yüksek Seçim Kurulu oldu. Ve 2007’den 2008’e, bir yılda 6 milyon yeni seçmen doğurdu, sayın seyirciler. YSK’nın seçmen nüfusu artışında sağladığı bu performans, sanırım tavukçuluk sanayiiyle bile karşılaştırılamaz. Gerek hız, gerekse çoğalma açısından, olsa olsa, laboratuvar ortamında bakteri üremesi ya da... Metastas dediğimiz hücre dejenerasyonuyla kıyaslanabilir. Hayranlık içindeyiz. YSK’nın bu işi nasıl başardığını merak ediyoruz. Evlerimizi hayaletler, hortlaklar mesken tutmuş. Meğer tanımadığımız aile fertlerimiz varmış, birlikte yaşarmışız da, haberimiz yokmuş. Hatta ölülerimizin bazıları dirilmiş, 2009 yerel seçimlerinde oy verip demokratik seçme haklarını kullanacaklar. Keşke ‘seçilme’ haklarını kullansalar. Bu ülkeye dirilerden daha çok zarar veremeyecekleri gibi, yararları bile dokunabilir! Yerel seçimlerle il meclislerinde, genel seçimlerle TBMM’de kanlı canı var olsalar ne yazar, yok olsalar ne? Nasılsa kararları, yemesi içmesi, koşması konuşması yerinde diriler, parti başkanı ve belediye başkanı verir.
Belediye meclislerine ve TBMM’ye seçilecek ölü vekiller, hiç olmazsa su içmez, hava solumaz, tuvalette abdest almaz, kanalizasyonları doldurmaz, rüşvet yemez, ihaleye fesat katmaz, komisyon istemez, kaçak villa yaptırmaz, B2 arazisi üretmez, yangın çıkarmaz, göl kurutmaz, nehir kirletmez, vatan millet toprağını satmaz, doğayı ona buna peşkeş çekmez, kısaca hem dirilerden daha çevreci, hem de Türkiye’ye daha ucuza mal olur.
Merhumlara bağlanacak il meclisi üyeliği ya da milletvekili maaşlarını da nasılsa biri alır, hayattaki karısı, kızı, kızanı, mutlaka biri yararlanır, hiç merak etmeyin Türkiye’de maaş sahipsiz kalmaz!***Aydın Kuşadası İlçesi’nde, 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra 8 bin 391 seçmen kaydını sildirmiş. Oysa 2008’de askıya çıkarılan listelere göre, tam 15 bin 466 ‘yeni’ seçmeni var.
Kuşadası, 6 milyon yeni seçmenin yurt sathına dağılımında, 15 bin fazlalığıyla bir tutamlık örnek. Daha neler neler işin garibi, hep iktidar partisine yontulan kütüklere dizilmiş ne seçmen kıtaları var...
Bindirilmiş değil, klonlanmış seçmen kıtaları bunlar! Nereden çıktı 6 milyonluk bu nüfus, diye sorduğunuzda, su nerede/inek içti/inek nerede/dağa kaçtı, durumu çıkıyor karşınıza: YSK, kütükleri Nüfus İdaresi’nin adrese dayalı nüfus kayıtlarına göre yenilediğini ileri sürüyor.
Nüfus İdaresi, YSK’nın kütüklerinin veri tabanı nüfus kayıtlarını, Türkiye İstatistik Kurumu’na teslim ettiğini söylüyor.
Oysa Türkiye İstatistik Kurumu, seçmen kütüklerine kaynak oluşturan bu kayıtların 20 Kasım 2008’de yayınladığı bir genelgeyle, imhasına başlamış bulunuyor.
Türkiye’de bazı işler ne çabuk görülüyor değil mi?Seçmen kütüklerinin ortaya çıkmasıyla, kaynak nüfus kayıtlarının ortadan kaybolması bir oluyor. Saatinde tren kaldıramayan, kaldırdığı treni saatinde vardıramayan bir ülke için ne büyük mucize! Böylece Yüksek Seçim Kurulu’nun kütüğe astığı astık, kestiği kestik. Zaten kararlarını Allah’tan başka kimse denetleyemiyor...
Bu senkronizasyonu teknolojide sağlayabilseler, vallahi füze yapar, uzaya gider Türkiye!Ama demokraside geriler.
AKP iktidarından ileri demokrasi hiç beklemeyen, adım adım teokratik bir faşizme gerilendiğini yıllardan beri haykıran biri olarak, şaşmamam gerek değil mi?Oysa elimde değil, şaşıyorum.
Çünkü Türkiye’de askeri darbeler sırası ve sonrası seçimlerde bile usulsüzlük tali kalmış, uluslararası gözlemciler kayda değer bir yolsuzluk bulamamışlardı.
Bu ülke, bu seçmen kütükleriyle 2009’dan itibaren ilk kez, şaibeli olduğu ‘önceden bilinen’ seçimler sürecine giriyor.2007’deki ’şıpınişi’oy sayımının üstüne gitmeyen muhalefeti kutlamak gerek. Çünkü süreç geçen yılki seçimlerde başlamıştı.2009 için hazırlanan kütükler, sadece malumun ilanından ibaret.