Ahırda demokrasi
Vatan · 29 Ocak 2009
Yurttaş B. K. on yıldır İstanbul Beşiktaş İlçesi’nde ikamet etmekte ve Levazım Mahallesi Muhtarlığı’na kayıtlıdır. Geçen hafta, doğalgaz faturasını internet üzerinden ödemek için İGDAŞ’ın web sayfasına girer. Kimlik sorgulaması sırasında, T. C. kimlik numarasının adresiyle uyuşmadığı yanıtını alır. Yurttaş B. K, şaşkınlıkla hangi adrese kayıtlı olduğunu araştırınca, karşısına Beylikdüzü’nde bir adres çıkar. Yanlışlık yaptığını düşünerek bu kez eşinin T. C. numarasıyla giriş yapar ve onun da “farkında olmadan” Beylikdüzü’ne taşındığını görünce, soluğu muhtarlıkta alır.
Muhtar, adrese dayalı son nüfus sayımında da bulunduğu yerde oturan yurttaş B. K’yı Beşiktaş Nüfus Müdürlüğü’ne gönderir. Nüfus Müdürlüğü, gerekli belgeyi düzenler ve kendisini Beşiktaş İl Seçim Kurulu’na yönlendirir.
Beşiktaş İl Seçim kurulu, bin dereden bin su getirir, ancak yurttaş B. K’nın ısrarlı tutumu sonucunda “gerekli düzeltmenin 16. 01. 2009 tarihinde yapıldığını ve kendisinin nerede oy kullanacağına dair bir yazının da bu ay sonunda gerçek ikamet adresine gönderileceği” bildirilir.
Ancak 29 Ocak Perşembe günü itibarıyla yurttaş B. K’nın e-devletteki konumu hâlâ değişmemiş ve T. C. kimlik numarasının karşılığında Beylikdüzü’nde oturtulmaktadır.
Yurttaş B. K, halen ay sonunda gelecek “seçim bölgesi” yazısını beklemekte, ancak bu beklenti sırasında sadece “yolunacak kaz” değil, kendi tüylerini kendi yolmaya yönlendirilen “kaz” yerine konulduğunu anlamış bulunmaktadır:
Yurttaş B. K, doğalgaz, elektrik, su vb. borcunu ve vergilerini, salt yasal ikametlerde yasal kayıtlı, dolayısıyla “tutulan kazlardan” oldukları için ödemezlerse suyu, elektriği, gazı kesilen tüm yurttaşlarla aynı kaderi paylaşmaktadır.
Yurttaş B. K. ve benzerleri, kaçak ikametlerde kaçak su, kaçak elektrik, kaçak gaz kullanıp “tutulamadıkları” için borçları ne tahsil, zaten ne de tahakkuk ettirilen kaçak nüfusun belediyeye diktiği tüyler sırtından yolunan, kullandığı su, elektrik ve doğalgaza iki kat bedel ödetilen kazdır.
Ancak yurttaş B. K’yı ve daha milyonlarcasını yolanlar, arsızlıkta zirve yapmaya kararlıdır: Kazları oy veremeyecekleri adreslere kaydedip, yolunmaya “hayır” diyemeyecekleri kümeslere tıkarak, zaten elektrik, su, doğalgaz bedeli tahsil etmedikleri, bedava doğalgaz kullandıramadıklarına bedava kömür dağıtıp, iaşesini de sadakaya bağladıkları kaçak nüfusu e-devlet eliyle sanal üremeye tabi tutmuş, kaçak yapılar yetmediğinde ahırlar bile kendilerini yeniden “kaz çobanı” seçtirecek sanal seçmenler doldurulmuştur.
Böylece İstanbul Gaziosmanpaşa’da 18 seçmen, mart sonundaki yerel seçimlerini Taşoluk Çangalçeşme’deki bir ahırda beklemektedirler. Belki seçimlerden sonraki tombaladan TOKİ konutları çıkar, kimbilir?
Diyarbakır Lice ilçesindeki seçmen listelerine göre 200’e yakın erbaşın, vatani görevlerini Kali Mahallesi’ndeki iki ahırda ifa etmeleri, esefin yanısıra herhalde “oy, oy!” çekilecek kadar hayret vericidir.
Yine Diyarbakır’da, Karahasan Mahallesi’nin 46 numaralı hanesine 167, Kali Mahallesi’nin 33A numaralı hanesine 84, 33C numaralı hanesine 145 seçmen sığdırıldıysa, bazı seçmenlerin önümüzdeki yerel seçimlere kadar “ahıra tıkıldıkları” nı düşünmek, sanırım gerçekçidir.
Zaten bence, adrese dayalı son nüfus sayımı ve YSK’nın gayretleriyle, altı yılda her yaştan altı milyon seçmen yaratan AKP devletinin Altıncı Yıl marşını yazmak zamanıdır.
Ahırlara bile demokrasi getirmekle, sorarım size, AKP’den başka hangi iktidar övünebilir?
Ahırlara kadar yayılan demokrasiden, olsa olsa George Orwell’in Hayvan Çiftliği romanını okuyanlar ürkebilir. Ama Türkiye’de kim okuyor ki, ahırda gelişen demokrasinin faşizm getirdiğini bilsin?
Adayların yollusunu, yolsuzunu, akıllısını delisini geçiniz, 6 milyon düzmece seçmen belirleyecek Türkiye’deki yerel seçim sonuçlarını.
Hangi muhalefet sanal seçmen listelerinin peşine düştü, hangi muhalefet partisi sandığa sahip çıkacak bir örgütlenmeyi gerçekleştirdi?
Sandığın orada kimse var mı?
Yoksa, geçiniz.