Sen misin Çin’de aramayan?
Vatan · 16 Nisan 2009
14 Nisan, “Kutlu Doğum Haftası”nın ilk günüdür... Hz. Muhammed’in doğumu, 1989’a kadar ’Mevlit Kandili’adıyla kutlanırdı. 1994’ten öteye, 20 Nisan’da başlatılan haftalık etkinliklere yayıldı. Ancak bu tarihin “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na alternatif kutlama” olarak algılanması üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığı, geçen yıldan itibaren Kutlu Doğum Haftası’nın 14-20 Nisan günlerinde düzenleneceğini açıkladı. (Kaynak:Teksatır, 14.04.2009)***Bu mübarek cuma, kutlu doğumunun üçüncü gününü idrak ettiğimiz Hz. Muhammed, aslında Hicri takvimin üçüncü ayı Rebiülevvel’in 12’sinde, bir pazartesi günü dünyaya gelmiştir, ey okur. Ancak, Osmanlı’nın bile önce maliye ile ilgili işlerde pes edip İS. 1678’de hicriden miladiye geçirdiği takvim, her kameri tarihi olduğu gibi bu mübarek bayramı da kimi kez yazın kavurucu sıcaklarına, kimi kez kara kışa savurup durduğundan, Hz. Muhammed’in kutlu doğumu miladi takvime göre İ. S. 571 yılının 12 Rebiülevvel’ine denk gelen 20 Nisan’da dondurulmuştur. Ancak T. C. Diyanet İşleri’nin hayırlı icadı Kutlu Doğum Haftası’nın tarihi, ilgililerin bütün çabalarına rağmen sabitlenememiş, miladi takvimin istikrarına karşın yerinde durdurulamamıştır.
Türkiye’de 14 Nisan’da start alan mübarek hafta, bu yıl Fransa’da 10 Nisan’da başlayıp ne yazık ki en mutlu gün 20 Nisan’ı kapsamayacak biçimde 19’unda bitirilmiş, Belçika’daki en görkemli tören de 18 bin vatandaşımız ve Türkiye’den gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun katıldığı 12 Nisan tarihinde yapılmıştır. Almanya’daki Müslüman Türkler ise nurlu kutlamaya doyamamış, 7 Nisan’da başlattıkları Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini ay sonuna kadar yaymaktadırlar. İyi güzel de, bu mübarek haftayı isteyen istediği tarihler arasında kutlayabildiği, aya yayabildiği ve birbirine uymayan, bazen miladi 20 Nisan’ı bile kapsamayan bu takvimler Kutlu Doğum Haftası mucidi Diyanet İşleri’nin tasvibini alabildiğine göre, niçin Hz. Muhammed’in esas doğum tarihi dondurulmuş, neden hicri takvime göre hesaplanmaktan vazgeçilmiştir?Ramazan ayı, şeker olmaktan artık imtina edilen bayramı, Kurban Bayramı, kandil günleri ve bizatihi Mevlit Kandili, Kameri ayları izlerken Hz. Muhammed’in kutlu doğumunu miladi takvime sabitlemeye kalkışıp, her yerde aynı haftaya yayılmasını bile sağlayamamak neyin nesidir? Ulemaya soruyorum: Hz. Muhammed’in kutlu doğumuna ilişkin takvim hesabının Miladi tarihe uydurulması vacip midir, bir... Kutlu Doğum Haftası miladi takvime bile sabitlenemediğine göre hicri takvime göre değişkenliğin ne kusuru vardı, iki...***Öyle ya da böyle, Ergenekon operasyonunun 12. dalgası iyi ki 13 Nisan’a denk getirildi! Allah muhafaza, ya ÇYDD şubeleri ve Prof. Dr. Türkan Saylan’ın “hücre evi” bir gün sonra basılsa, kız çocukları okutmak ve üniversite öğrencilerin “laik” eğitime tabi tutmaktan sanıkların gözaltına alınması, Miladi takvime Türkiye’de sabitlenen tarihiyle Kutlu Doğum Haftası’nın ilk gün etkinliği olarak geçecekti. Ancak Hz. Muhammed’in “İlim Çin’de bile olsa gidip arayınız,” hadisine uyuldu ve Kutlu Doğum Haftası’nın arifesine denk getirilen 12. dalgada, bazı üniversiteler arandı, rektörleri gözaltına alındı.
Hepsinin laik ve AKP iktidarına muhalif olmaları dışında, kimin ne ve nasıl bir hıyanet içinde olduğunu, hangisinin ne menem bir suçla itham edileceğini biz bilemeyiz elbette, savcılar bilir.
Ancak benim indimde gözaltına alınan ve hepsi ya bilim insanı ya da gençleri bilimle eğitmeyi amaçlayan bu kişilerin bir suçu işledikleri sabit: İlmi Türkiye’de aramış, üstelik Prof. Dr. Mehmet Haberal örneğinde olduğu gibi hemen hepsi ilmi Türkiye’de bulduğu gibi, dünya çapında uygulamışlar!Çin’e gidip arasalardı, ister ilim bulsunlar ister bilim, hiç olmazsa Peygamber’in hadisiyle savunabilirlerdi kendilerini. Oysa şimdi, Kutsal Doğum Haftası’nı bile içerde idrak ve Türkiye’de ilim aramaya tövbe edecekler. Müstahaktır.