Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2009

Söz sizde

Vatan · 8 Eylül 2009

“Antakyalıyım ve Aleviyim. İlkokul sonda çektirdiğimiz sınıf fotoğrafına bakarken dikkatimi çekti: 51 öğrenciymişiz ve 25’imiz Hıristiyan ve Yahudi. Diğer ögrenciler yarı yarıya Alevi ve Sünni.

Ortaokul yıllarımızda özellikle Yahudi arkadaşlarımız, evlerinin kapılarının altından atılan TİT imzalı tehdit mektuplarını anlatırlardı. Bizler de mesela devlet dairelerinde işlerimizi yaptırabilmek için sevdiğimiz Sünni tanıdıkları aracı olarak kullanırdık.

İlkokul fotoğrafındaki arkadaşlarımın neredeyse tamamı yurt dışında şimdi. Arayın ki Yahudi birilerini bulasınız artık Antakya’da. Kalan Hıristiyanlar da malları haraç mezat gitmesin diye kalıyorlar. Yakında onlar da giderler.

Biz Alevilerse çok çirkin muamelelere maruz kaldık. Bölgede sistematik bir caydırma, yıldırma, kaçırtma politikaları uygulandı. Önce Yahudiler ve Hıristiyanlar kaçırıldı sıra Alevilere gelmişti ki 1984 Eruh olayları başladığından beri bizlerle ilgili tüm sistematik girişimler durdu, sebebi malum.

Biz Aleviler arasında yaygın kanı, ‘şu anda bizlerle ugraşamıyorlar...’ şeklinde.

Şimdi açılım maçılım, umarım bu kan durur, ama sorum şu: Barış sağlanırsa korkmalı mıyım?

Erdal Ç.”

“Mehmet T.

Medeni Durumu: Evli

Çocuk: İki kız

Yaşadığı yer: Ankara

Mesleği: İşletmeci, C. Ü. Mezunu

Yas:45

Niyeti:

1- Halka açık yerlerde (restoran, pastane, postane, vapur, okul, uçak vb.) eli ile bir tarafını kaşımayan erkeklerin ve onların yetiştirdiği çocukların artmayıp azaldığı bir ortamda bulunmak.

2- Vücudunun tüm hatlarını gösteren, yani mümkün olduğu kadar kapalı transparan giyinip saçlarını örtenlerin inançlı sınıfına girmedigi bir ortamda bulunmak.

3- Çocuklarımın herhangi bir aşiret, kabile, örgüt, cemaat, etnik grup ya da tarikat köleliğine maruz kalmayacakları bir ortamın oluşmasına katkıda bulunmak.”

“Gün geçmiyor ki ahlaksızlık ve saçmalık kapımızı çalmasın. Geçenlerde, bir haberde tarikatların üniversiteyi yeni kazanan öğrencilerin iletişim bilgilerine nasıl ulaştığı üzerine bir haber okumuş ve şaşmıştım.Bugün cep telefonuma ‘FEM dershanesinin KPSS hazırlığı ile ilgili mesajı’ gelince gerçekten dumur oldum. Çünkü ajan tutmamışlarsa, benim özel numarama ulaşmalarının tek ihtimali var; o da ‘ÖSYM’e KPSS sınavı için verdiğimiz bilgiler. İyi de bunu ’Facebook’ bile yapmıyor yahu... Ayrıca eğitim fakültesi bitirmiş biri olarak 4 yıldır göreve başlayabilmek için çıpınıp dururken, böyle ‘keriz’ yerine konulduğunu apaçık görmek insanı gerçekten de dumura uğratıyor.

Bunlar yakında böbreklerimizi de satacaklar korkarım. Zaten ‘ümmet’ başka ne işe yarar değil mi...

O. Y.”

“Sayın Mine Kırıkkanat,

‘Önce insanlık açılımı’ konulu yazınızda her zamanki gibi sorunu kökünden tespit eden çok güzel bir yazı kaleme almışsınız.

Bu tespitlerinizi ben ve birçok okuyucu takip etmekteyiz. Ve hükümet demokratik açılım adında yapacak olduğu eylemleri kültürel, aşiret ve feodal sorunları üzerine oturtamazsa bu problemi daha da büyüterek korkarım ki ileride parçalanmış bir Türkiye durumuna sokacaktır.

Geçenlerde Habertürk programında sizi ilgiyle seyrettim. Diyorsunuz ki ’Darbeler hep solculara yapılmıştır.’

Haklısınız ama bir doğru daha var, darbeler düşünen ve sorgulayan insanlar üzerine yapılmıştır.

O dönemlerde ülkücü fikriyata mensup biri olarak size belirtmek isterim:

Bu ülkenin tam bağımsızlığını savunan bizler DP ve onun uzantısı AP’nin Amerikancı politikalarına karşı çıktığımız ve düşündüğümüz için, 12 Eylül’de devrimcisiyle ülkücüsüyle kırıldık, en ağır şekilde eşit cezalandırıldık .

Sağlık ve huzur ile yazılarınızın devamını dilerim.

Yusuf H.”