Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2009

Ölüm kadar yalnızlık

Vatan · 10 Eylül 2009

20 Ağustos tarihli medyada, pek de göze çarpmayan bir haberdi: İstanbul Ümraniye’deki kaçak bir Kur’an kursuna yazdırılan 4 yaşındaki erkek çocuğu, 15 çocuğa Kur’an eğitimi (!) veren 17 yaşındaki “hoca” sının tecavüzüne uğramıştı.

Küçüksu Caddesi Kocatepe Mevkii Peyami Safa sokakta Seyfettin K’ya ait bir binanın bodrum katında “eğitilen” çocuklar, sınıf olarak düzenlenen odada Kur’an okuduktan sonra, Rabbani lakaplı 17 yaşındaki Y. Y, 4 yaşındaki R. Ç’yi yaramazlık yapanların kapatıldığı boş odaya götürmüş ve tecavüz etmiş. Ancak tam o sırada R.Ç’yi kurstan almaya gelen annesi, “hoca” sıyla birlikte odadan çıkarken gördüğü oğluna orada ne yaptıklarını sormuş. Küçük çocuğun olanları anlatması üzerine de soluğu karakolda almış...

Böyle bir tecavüzün 4 yaşındaki R. Ç’nin taptaze bilinçaltına nasıl yansıdığını, zaman gösterecek elbette. Ama Kur’an kursu denildiğinde ya da her Kur’an okuyup dinlediğinde bilinçaltında hangi kaydın depreşeceğini, nasıl bir ceza korkusunun aklına geleceğini öngörmek için müneccim olmak gerekmiyor. Hatta daha kötüsü, eğer başına ne geldiğini unutarak kompanse ederse acısını, acıya sahip çıkıp bir başkasına yaşatarak öç alması da mümkündür.

Eğer zahmete girip Rabbani lakaplı “hoca” ya bir psikanaliz yapılsa, 17 yaşındaki sanığın küçük yaşta bizzat tecavüze uğradığını öğrenmek, biraz psikoloji okumuş kimseyi şaşırtmaz. Dünyadaki bütün istatistikler aynı gerçeği işaret ediyor: Özellikle genç yaştaki tecavüzcüelerin yüzde 83 gibi müthiş bir oranı, küçük yaşta tecavüze uğramış kişilerden oluşuyor!

***

AKP’li milletvekilleri Alev Dedegil ve Aşkın Asan, çocuklara yönelik cinsel suçların daha etkin ve caydırıcı cezalandırılması için TCK’da değişiklik yapılmasını içeren bir eylem planı hazırlıyorlar. Kesinlikle destekliyorum. Çocuklara dokunan her kimse, en ağır biçimde cezalandırılmalı.

Ama, ceza yeterli değil. Çocuklara yönelik cinsel suç eğilimini azaltmak, cezalandırmak kadar önemli bir konu ve Rabbani lakaplı hoca müsveddesi gibi gençleri suçtan uzak tutmak, o yaşlarda yemek, içmek kadar doğal bir ihtiyaç olan cinselliği tabular ve yasaklar tablosundan çıkaracak bir eğitimle mümkündür ancak. Eğitim, her zaman okulda görülen ders, okunanarak öğrenilen bilgiler bütünü değildir. Kızların ve erkeklerin aynı ortamlarda bulunması, birbirleriyle arkadaş olmaları, birlikte eğlenmeleri, birbirlerine âşık olmaları, belli bir yaş ve olgunluğa gelince de kendi iradeleriyle karar verip özgürce sevişmeleri, belki de en önemli insanlık eğitimidir.

Aç kalan insanın yiyecek çalması gibi, cinsellik içgüdüsü bastırılan, yasaklanan bireyler de cinsel içerikli suç işlerler. Türkiye’de tecavüzden cinayete, cinsel içerikli suçlar, dikkat ediniz, toplumda harem selamlık düzeninde ya da tesettür düzeyinde kadın erkek ayrımı yayıldıkça artmaktadır.

Bu saptama, dinsel yasaklara her uyanın cinsel suç işleyeceği anlamına gelmez. Her aç kalan hırsızlık yapmayacağı gibi, cinselliği her bastırılan da tacize tecavüze girişmez. Ama suç oranı artar. Çünkü bastırılan cinsellik kolay tahrik olur, karşı cinsle özgür ve uygar ilişkiler kurmak yasağı da kimilerini kadın, erkek, çocuk, hatta bazen hayvana bile tacize, tecavüze yöneltir.

***

Geçen hafta Mersin’de iki zavallı kızın ölümüyle sonuçlanan dramı, taciz ve tecavüz yokluğunda bile cinsel yasakların getirdiği bir başka açlıktan, yalnızlıktan ayrı düşünmek mümkün değildir: 18 yaşındaki Şefika Kayra, en iyi -ve yegâne- arkadaşı, 27 yaşındaki Nurgül Küçük’ü tabancayla vurup öldürdükten sonra intihar etti. Katil genç kız, evlenmeye hazırlanan arkadaşına bir süredir, “Sen evlendiğinde ben tek başıma ne yapacağım?” deyip duruyormuş. İkisi de tesettürlü, ikisi de mümin oldukları besbelli, birinin katil, ötekinin maktul olacağı ölüm yolculuğuna çıkmadan önce birlikte Kur’an okumuşlar...

Cinsel içerikli dinsel yasaklar, taciz ve tecavüzü elbette tetikliyor. Ama Mersin’deki iki genç kızın birbirine aşırı düşkünlüğü, ölüme götüren “yalnızlaştırması” da aynı yasakların yan ürünü.