Genel yayın onuru
Vatan · 21 Eylül 2009
Müslümanlar, kılıç çeken kılıçla ölür, derler. Hristiyanlar arasındaki yaygın kanı ise “günah nerede işlenirse, ölüm oradan gelir” yolundadır. Aslında her iki deyiş de aynı kapıya çıkar ve kişilerin sonunu, yaşamlarında en düşkün oldukları konu, en sık sığındıkları gerekçeyle, çektikleri silah hazırlar.
İster “ilahi adalet” deyin, ister “doğa yasası”, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi de kuralın dışında kalamadı ve medyasını da politikasını da üzerine oturttuğu seks ekseninde, en sık çektiği silah, erkeklik organından vuruluyor, sayın seyirciler!
1990’lı yılları izleyenler bilir, sahip olduğu televizyon kanallarıyla gazetelerin ciddi içeriğini boşaltarak, bugün tüm dünya medyalarını çoğu kez belden aşağı dedikoduya odaklı birer eğlence aracına dönüştüren furyayı, Berlusconi başlatmıştır. Berlusconi, seksi medya aracılığıyla yükseldiği politikaya da seksapel getirmekte gecikmemiş ve bugün İtalya’nın iktidar koltuklarında salınan güzel kadınlar, onun eseridirler.
Doğrusu İtalya’nın mankenlere parmak ısırtan bakanları ve milletvekilleri, benim bile gözümü gönlümü açıyor. Politikacıların dünya çapında neye yaradığını düşünürsek, İtalyanlar için hiç olmazsa güzel ve yakışıklı, diyebiliriz.
Ama Berlusconi’nin parlamenter sisteme yaptığı bu iyilik, onun sonunu değiştirmiyor ve İtalya Başbakanı’nın başı, en düşkün olduğu alanda, en sık kullandığı araçla dertte. Berlusconi’nin belden aşağı kullandığını kafasına vura vura hükümeti sarsan dert kaynağı da bir gazeteci: La Repubblica’nın Genel Yayın Yönetmeni Ezio Mauro.
La Repubblica gazetesi, Fransız Le Monde ve İspanyol El Pais’in ortağı, İtalyan yazılı basının amiral gemisi. Ülkenin terör batağına yuvarlandığı 70’li yıllarda gazeteciliğe başlayan 61 yaşındaki “solcu” ve “lekesiz” Ezio Mauro, 1996 yılından beri gazetenin kaptanı.
Kaptan Mauro, bu yıl nisan ayında Başbakan’ın 18 yaşındaki Noemi Letizia’nın doğum gününe katıldığı haberini geçen Napoli muhabiri Conchita Sannino’yu arayıp, sadece bir soru sormuş: “Emin misin?”
O gün bugündür, otuz kadar genç kadın Berlusconi’yle para karşılığı yattıklarını itiraf ettiler, ama La Repubblica dört aydır her gün inatla Başbakan’ın yanıtlamasını talep ettiği 10 soru yayınlıyor: “Sayın Hükümet Başkanı, Noemi Letizia’nın babasını hangi koşullarda tanıdınız?” diye başlayan sorgulamada, kesinlikle magazin üslubu kullanılmıyor. Tam tersine, Berlusconi’yi özel hayat biçemini siyasal hayata taşımak ve politikayı özel hayatına alet etmekle eleştiren gazete, Başbakan’ın bu skandalda kendisini savunmak için ileri sürdüğü argümanların kofluğunu, sahteliğini ortaya koymayı amaçlıyor. Ama her gün aynı soruları soruyor!
Vergi cezası salmak aklına mı gelmedi nedir, Berlusconi La Repubblica’nın defterini önce medyadaki tetikçileriyle dürmeye çalıştı. Sağcı Libero gazetesi, Ezio Mauro’yu ezmek için bula bula “Roma’daki dairesinin bedelini düşük gösterdi, bir kısmını elden ödedi,” gerekçesiyle saldırdı. Mauro’ya bir şey yapılamadı. Ama Mauro gibi savaş açılan Avvenire gazetesinin genel yayın yönetmeni, yandaş basında infaz edildiği iddia kampanyası sonucu istifayı basınca, muhalif basın suspus oldu.
Silvio Berlusconi, 10 soruyu sormaktan bir türlü vazgeçmeyen La Repubblica’yı sindirmek için bu kez Ezio Mauro’yu 1 milyon Euro tazminat istemiyle mahkemeye verdi.
Ne var ki İtalya tarihinde bir gazete yönetmenine karşı açılan bu İLK dava, Avrupa basınında “İtalya’da demokrasi kaldı mı?” sorgulamasına ve Ezio Mauro’nun bütün büyük gazetelere tam sayfa konuk olmasına yol açtı.
La Repubblica’nın zamana dayanacak kaynakları var. Gazete 580 bin net satışla, yüzde 10 artış gösteriyor. Hükümetin açtığı davaya misilleme olarak yapılan “İfade Özgürlüğü Çağrısı”, birkaç günde 350 bin kişi tarafından imzalandı.
Zaten davanın sonu da belli: Ezio Mauro, gitse de kalsa da bir basın gazisi. Berlusconi ise ister kazansın, ister kaybetsin, medyayı dönüştürdüğü magazin bulvarında vuruldu, artık seks özürlü bir siyasi!