İthal malı iç savaş
Vatan · 15 Aralık 2009
İç savaş zamanı,
Dostlarımın dostlarının dostları dostumdur
Düşmanlarımın dostlarının dostları düşmanımdır
Düşmanlarımın düşmanlarının düşmanları düşmanımdır
Dostlarımın düşmanlarının düşmanları dostumdur
Düşmanlarımın düşmanlarının dostları dostumdur
Dostlarımın düşmanlarının dostları düşmanımdır
Dostlarımın dostlarının düşmanları düşmanımdır
Düşmanlarımın dostlarının düşmanları dostumdur
(Umarım bir daha söyletmezsiniz...)
JEAN MICHEL ESPITALLIER /
Espitallier Kuramı 2.bölüm, 2003
***
Selam Minecim,
“İspanya modeli iç savaş mı isteniyor?” yazını hayli etkili ve gerçekçi buldum. Bu da mesleki olgunluğunu gösteriyor. Her söylediğine katılıyor, haklılığını pekiştirecek naçizane fikrimi eklemeden duramayacağım sanıyorum:
Gelişmemiş ülkeler kendi iç savaşlarını kendileri yapma şansını artık kaçırdılar galiba.
Bu saatten sonra görülecek hesap ya da dürülecek defterler tamamıyla yabancı kaynaklı olmak zorunda gibi görünüyor.
Ağız tadıyla! yerli malı yurdun malı deyip, MKE’lerimizi alarak yapacağımız bir iç savaşımız bile olmayacak bizim...
Çok sevgiler,
Kenan A.
***
Mine hanım, hiçbir yazınızı kaçırmamaya çalışıyorum. Kuzey İrlanda ile ilgili olarak canlı örneğim. Belfast-K. İrlanda’da 1982-1984 yılları arasında bir buçuk yıl yaşadım. Belfast’a gittiğimde Almanya’dan master arkadaşım Henry Robinson’un IRA üyesi olarak tutuklandığını ve hapiste olduğunu ablası Jacinta’dan öğrendim. Evimi kiralayana kadar Henry’in ablası Jacinta ve eniştesi Edward’ın evinde bir ayı aşkın süre ile kaldım. Bu süre içinde öğretmen olan Jacinta bir iş başvurusunda bulundu. Başvuru formunu ben de gördüm. MEZHEBİ bölümü vardı ve Jacinta bu bölüme KATOLİK yazdı. İş başvurusu mezhebi nedeni ile reddedildi. Çünkü Kuzey İrlanda’da Protestan olmazsanız,yani İngiltere’nin bir parçası olmazsanız iş de yoktur, özgürlük de yoktur, seçilme hakkı da yoktur. Bu nedenle Irish Republican Army vücuda gelmiştir. IRA bu nedenle mücadele etmiş ve bugüne gelmiştir. Ben arkadaşım Harry’yi Maze cezaevinde bir defa ziyaret edebildim. Kuzey İrlanda’da tüm pastayı Protestanlar yemek istemekte ve bu nedenle anlaşmazlık çıkmaktadır.
Gelelim Türkiye’ye.
Fakülte yıllarımda birçok KÜRT arkadaşım oldu. 1976-1982 yılları arasında karşıt görüşlü iki fakülte değiştirdim. Aşırı milliyetçiler nedeniyle Gazi Eğitim’de okuma olanağı bulamadım, AİTİA Bankacılık ve Sigortacılık bölümüne devam ettim. Kürt arkadaşlarım arasında birçok fraksiyondan öğrenci vardı. O zamanlar ne bizim ne de Kürt arkadaşların arasında ırkçılık söz konusuydu. Mücadele konusu çalışan (emekçi) sınıfı ile kapitalist sınıf arasındaki çıkar savaşımında emekçiler lehine bir sistem yaratılmasıydı. 12 Eylül’ün en büyük acısını bizim kuşağımız yaşamıştır.
Bugün, sosyalist amaç ile kurulmuş olan PKK, tıpkı aşırı Türk milliyetçileri gibi ırkçı ve faşist bir parti olmuştur. Türkiye’de K. İrlanda’daki gibi mezhebi (Türkiye’de etnik kimliği) veya diğer bir özelliğinden dolayı iş bulamamak bir yana KÜRT Cumhurbaşkanları, Kürt bakanlar, Kürt milletvekilleri, Kürt kapitalistler (bazıları uyuşturucu kaçakçısıdır) yaratmışlardır.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da olan işsizlik, yoksulluk, cehalet gibi problemler Marmara’da, İç Anadolu’da, Akdeniz’de ve Karadeniz’de katbekat fazladır. Çünkü Güneydoğu ve Doğu Anadolu, yeşil kart ve diğer sosyal yardımlar yönünden Anadolu’nun diğer yörelerinden daha fazla yararlanmaktadır. Türkiye’de sorun, iki halk arasında değil, sınıflar arasındadır.
Irkçı, ABD’nin tetikçisi aşırı milliyetçiler (bu tetikçilik 1965-1980 yıllarındaki gazetelerden anlaşılabilir) 1960’lardan bu yana üstlendiği misyonu yerine getirmiş ve kapitalistlerin istediği sistemle birlikte, Kürt sorununu da yaratmışlardır.
Sonuç olarak, Türkiye’nin Kürt sorunu ile Kuzey İrlanda sorunun hiçbir ortak yanı ve İrlanda’da yaşadığım süre içinde tanık olduğum olayların Türkiye’de konuşulanlar ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Saygılarımla. E. K.