Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2010

Her gün 1 Nisan

Vatan · 30 Mart 2010

Tuhaf ama gerçek, Fransa’da iktidarda kim olursa olsun muhalifler, özellikle haberleri, ülkenin bir numaralı özel TV kanalı TF1’den değil, iki numaralı devlet kanalı France 2’den izlerler. Çünkü özel ve zengin TF1, iktidarda kim olursa ona yanaşır, yani “muktedir yağcısı”dır. Oysa France 2, devlet kanalı olmanın ezikliğiyle, ifade özgürlüğünü bazen iktidarla sürtüşmek pahasına kullanmaya özen gösterir.

Dolayısıyla ister sağ muhalefete düşsün, ister sol, iktidara oy vermeyen Fransızlar, devlet kanalından daha doğru haber alacağına inanır, en azından öyle sanır. Türkiye için düşünülmeyecek bir durum olduğunu biliyorum. Ama Türkiye, dünyada demokrasiye giderken diktatoryaya varan tek ülke olmayı da zaten böyle, her alanda kimseye benzemezlikleriyle başarmıyor mu? Neyse, konumuz bu değil.

1 Nisan 2009 akşamı, France 2’nin yayınladığı ana haberleri izleyenler, dünyanın zaman boyutunu değiştirecek müthiş bir gelişmeyle sarsıldılar. Sunucu David Pujadas, “Yerkürenin ekseni çevresindeki dönüşü yavaşlıyor” başlığını taşıyan haberde, bilim insanlarının 1972’den beri yaptıkları ölçümlere dayanarak dünyanın ekseni çevresinde dönüşünün 24 saati kademeli olarak aştığı ve 2009 başında 24 saat 45 dakikaya ulaştığını bildiriyordu.

Haber sırasında görüşüne başvurulan bilim insanlarına göre yavaşlamanın nedeni, tüm dünyada yaygınlaşan rüzgâr (eolien) enerji santralleriydi. Çevreci enerji diye giderek daha çok rağbet edilen eolien santrallerin çevreye hiç hesapta olmayan bir zararı belirlenmişti! Rüzgârdan enerji üreten yel değirmeni kanatlarının atmosferde yarattıkları sürtünme, yerkürenin kendi ekseni çevresindeki dönüşünü yavaşlatıyordu.

Sunucu David Pujadas’ın, “Yerkürenin yavaşlaması, gün sürecini 24 saatten 25’e çıkarmayı kaçınılmaz kılacak ve zaman göstergelerine bir saat eklemek gerekecek,” yorumuyla sürdürdüğü haber, bir dizi röportajla desteklenmişti: Bir saat dükkânının sahibi, “Gün 25 saate çıkarsa ben 24’e ayarlı bu kadar saati ne yaparım?” diye yakınıyor, bir başkası “İflas ederim!” diye sızlanıyordu.

Ama France 2 kanalının öteki devlet kanalı France 3’ten bir gazeteci ekibiyle hazırladığı haber, çareyi de içeriyordu. Fırıl fırıl dönen rüzgâr enerji santralleri önünde kameralara karşı konuşan bir mühendis, “Tek çözüm eolien direklerinin boyunu kısaltmak,” diyordu. “Yel Değirmenlerinin kanatları yere ne kadar yaklaşırsa, atmosferde yarattıkları sürtünme o kadar azalır. Halen bu çözüm üzerinde çalışıyoruz...”

Doğaya en uyumlu diye rüzgâr enerjisini savunan çevrecileri allak bullak eden haberin kamuoyundaki bomba etkisi, 2 Nisan günü France 2’ye yağan mesajlara orantılıydı. İnsanlar, telaş içinde “yerkürenin kendi ekseninde dönüş yavaşlaması” hakkında daha derinlemesine, daha ayrıntılı bilgi istiyordu...

Zaten France 2 de talep edilen bilgiyi arzda gecikmedi. 2 Nisan 2009 akşamı ana haberler, ağzı kulaklarına varan David Pujadas’ın “Hepimize geçmiş olsun, yerküre kendi ekseninde hâlâ 24 saatte dönüyor, eolien enerji hâlâ en çevreci enerji, dün yayınladığımız haber elbetteki 1 Nisan şakasıydı!” sözleriyle başladı.

Çevreciler derin bir “Oh!” çektiler. İleriki günlerde anlaşıldı ki, atmosferdi, sürtünmeydi, bilimsel birikimi genel lise ayarındaki hemen herkes, France 2’nin 1 Nisan şakasını yutmuş, çakma haberi yutmayanlar da şaka olduğunu bilememiş, “Böyle saçmalık olur mu?” türünden zılgıtlarla televizyon kanalına “bilimsel” protestolar yağdırmışlardı. Yarın yine 1 Nisan.

Türkiye’de de şakalar yapılacak, İslami kesim her ne kadar yılbaşlarını kutlamak gibi 1 Nisan’da şakalaşmaktan da hazzetmese bile, hiç olmazsa çocuklar arkadaşlarının sırtına Nisan Balığı yapıştırmak için koşuşturacaklar.

Hiç olmazsa çocuklar diyorum, çünkü ülkemizde ne medyanın ne de politikanın 1 Nisan şakasına ihtiyacı var. İktidarın ciddiyetle önerdiği, muhalefetin ciddiyetle yerdiği ve medyanın da ciddi ciddi haber yapıp yorumladığı Anayasa değişikliğine bakın, ne demek istediğimi anlarsınız.

Saçmaya her gün bayram, Türkiye’de 365 gün

1 Nisan!