Okurlar yazıyor
Vatan · 29 Temmuz 2010
Sayın Kırıkkanat, köşe yazılarınızdan birinde kanser hastası bir okur mektubuna yer vermişsiniz, ben de ilginç bir şey yaşadım, size onu anlatayım:
Yıl 2002. Babam kalp hastalığından hastaneye yattı ve ameliyat dediler. Koşuyolu kalp hastanesi. Babamın yattığı odada 3 hasta vardı, biri yeşil kartlıydı, o da ameliyat olacaktı.
Babam yıllarca bu devlete vergi vermiş, iş yeri olan, yanında insanlar çalıştırmış, Bağkur primi ödemiş ve emekli olmuş bir kişiydi. Diğer hasta hep kayıt dışı ekonomide çalışmış, devlete bir kuruş vergi vermemiş, hiç prim ödememiş, ama yeşil kart sahibi olmuştu. Önce o ameliyat olacak, bir gün sonra da babam ameliyat olacaktı.
Yeşil kartlı hasta hastaneden iyi hizmet alıyordu, hiçbir ücret ödemeden ameliyatını oldu. Babamın ameliyat olacağı gün beni çağırdılar ve vezneye 5 milyar yatırmamı istediler, babamı ancak öyle ameliyat edebileceklerini söylediler. Daha sonra bu parayı bize ödeyeceklerini söylemişler. Ben 5 milyarı buldum.Ya bulamasaydım? Babamı ameliyat etmeyeceklerdi.
Düşünebiliyor musunuz, bir tarafta yıllarca devlete vergi ve prim ödemiş bir kişiden ameliyat için para istiyorlar, diğer tarafta devlete bir kuruş vergi vermemiş, prim ödememiş kişiyi hiçbir ödeme almadan ameliyat ediyorlar.
Bu ülkenin adaleti bu mu? Bu yeşil kart nedir, kim çıkarmıştır? Türkiyede 10-15 milyon yeşil kartlı var ve sosyal güvenlik sistemi çökmüş durumda. Anlayamıyorum bu adaletsizliği.
Babamı o ameliyatta kaybettim.
Hüseyin U.
Merhaba Sn. Kırıkkanat;
Kamu Personeli Seçme Sınavına (KPSS) girip, kadro alım azlığı nedeniyle mesleğini yapamayanlardanım. Geçmiş yazılarınızda bu konuya epey değinmiş, bizlere destek olmuştunuz. Ben arkeoloji bölümü mezunuyum. arkeoloğum. Aynen öğretmenlerin durumundayız, ancak biz arkeologlarla pek ilgilenen yok. Sizden ricam, bir satırla da olsa bu durumu ilgililere duyurabilmeniz. Malumunuz, memleket tarih... Kadro istiyoruz... 1 Eylül’den öteye kurumlar kadro sayılarını belirleyecekler ve lütfen biz işini yapamayan, pek de başka şansı olmayan arkeologlara, memleket severlere destek bekliyoruz. Erşah Ç.
Mine Hanım,
Ben Kars’ta görev yapmakta olan bir öğretmenim. Bu sene batı bölgelerimize tayin istedim. Bakanlık 150’den fazla okul açık gösterdiği halde bunların yanlızca 38’ine atama yaptı. Tercih ettiğim 25 okuldan 8’ine hiçbir öğretmen atanmadı, sebebi de il dışından gelecek öğretmenlere kontenjan şartı konulması. Bununla birlikte bu sene batıda çalışmakta olan öğretmenler için zorunlu hizmet muafiyeti getirildi. Yani bundan 6 ay önce atanan bir öğretmen, doğuya gelip çalışmayacak, ancak doğuda çalışan bir öğretmen senelerdir orada çalışmasına rağmen, kontenjan engeli yüzünden doğu bölgesinden ayrılamayacak!
Yer değiştirme ve atama kılavuzumuzda şöyle bir ifade yer alıyor: İl içi ve il dışı atamalar birlikte yapılır. Ancak şu an temmuz ayında il içi atama ikinci kez yapılmasına rağmen, ikinci bir il dışı atama yapılmıyor. Bizler, kontenjan engeli yüzünden yer değiştirmesi yapılmamış, senelerdir ailesinden kilometrelerce uzak, 30 saatlik mesafelerde çalışan öğretmenler olarak il içi atamalara il dışı atamalar da eklensin istiyoruz ve bu konuda medyada sesimizi duyurmak için sizden yardım bekliyoruz.
Şimdiden teşekkür ederiz.
Murat D.
YAZAR SORUYOR:
Bu sütunda 10 Şubat 2010’da yayınlanan “Genetiği değiştirilmiş ulema” başlıklı yazım, Başbakan Başmüşaviri Dr. Yıldırım M. Ramazanoğlu’nun avukatı tarafından mahkeme kararıyla tekzip edildi, düzeltme ve cevap metni 27 Temmuz’da yayınlandı.
Oysa benim yazımda konu ve itiraz edilen konuşma, aynıyla pek çok gazete ve haber sitesinde vardı, hâlâ var. Hangisi tekzip edildi, izlemedim, bilmiyorum. Ama halen Kur’an Okumaları ve Araştırmaları Derneği’nin www.okuder.com sitesinde, Sayın Ramazanoğlu’nun “Konuşmamda yer almadı” dediği GDO’ya ilişkin Kur’an ayetleri yorumuyla övülüyor!
Acaba Sayın Ramazanoğlu, bu derneğe de mahkeme kararıyla tekzip göndermeyi düşünüyor mu?