Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2023

Yol imanında başak zamanı

Cumhuriyet · 7 Ocak 2023

Yokluk ve yolsuzluk adası Mikronezya, fıtratındaki istibdatla boğulduğu yetmiyormuş gibi kaderindeki coğrafya ile de boğuşuyordu. Kakao krizinin perişan ettiği adayı iklim krizi de sağlam vurmuş, artan sıcaklığa karşı yağmayan yağmur ve haşin rüzgârlar okyanus sularının ortasındaki minicik kara parçasını cehennemin önizlemesine çevirmişti.

Tatlı su bulmak giderek zorlaşıyor, zavallı Mikron ahali rüzgârdan korunmak için kapansa terliyor, açılsa tabii ki toprak değil ama çimento tozuyla kaplanıyordu.

Bilirsiniz, insan soyu her koşula uyarak hayatta kalmaya çalışır...

İstibdat rejiminde Yollu ruhbanın işi, zaten kefenlerini giyip “Dünya boştur cima hoştur” duasıyla yollara düşmek ve ahaliyi cennet tadımlığı olarak sınırsız cimaya özendirmekti. Yeni iklim koşullarına uymak için kefenlerin altındaki iç çamaşırı çıkartıp sere serpe dolaşmaları; cima vaazlarına da inandırıcılık kattı.

Yolcu ruhbanın çıplak bedene kefen modasına “balbaşak” adı verildi ve kısa sürede Yolcu ahali arasında da yayıldı. Ancak sert rüzgârların perdeyi sık sık kaldırdığı balbaşak modası, Betonit Saray’ın hiç hoşuna gitmemişti. Müstebit Muktedir Makropiç, donsuz kefen giymeyi çok geçmeden yasakladı. Emrine uyulması için de yollara zaptiyeler saldı.

İşte o zaptiyeler, yasağın ilk günü ortalıkta sırmalı kefenle dolaşan bir balbaşağı Yol Karakolu’na çektiler.

Yoldaş Komiser, kısaca SS diye anılan Simon Semirbit, adama sordu: “Adın ne?”

“Alyoşa Ersaltz!”

Komiser SS yutkundu. Zaptiyelerin çok yanlış bir balbaşağa, İmaniyet İşleri Reisi ve Yol Geçen Hanı Baş Rahibi’ne bulaştıklarını anlamıştı. Ama renk vermeyip sorguya devam etti.

“Evli misin? Bakmakla yükümlü olduğun çocukların var mı?”

“Beş karım var. Birincisinden 7, ikincisinden 6, üçüncüsünden 5, dördüncüsünden 4, beşincisinden 3 de çocuğum...”

Simon Semirbit zaptiye kâtibine dönüp “Yaz yoldaş!” dedi. “Balbaşak şüphelisi Alyoşa Ersaltz’ın don giymeye vakti olmadığı anlaşıldığından serbest bırakılmasına...”